Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, kentteki kadına yönelik şiddetin boyutlarını gözler önüne seren 2025 yılı raporunu kamuoyu ile paylaştı. Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı'nın hazırladığı raporda, geçtiğimiz yıl şiddet nedeniyle 258 kadının sığınmaevine başvurduğu belirlendi. Rapor, şiddetin bireysel değil, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan yapısal bir sorun olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
EN ÇOK EKONOMİK VE PSİKOLOJİK ŞİDDET BAŞVURUSU
Rakamlar, kadınların en çok hangi şiddet türlerine maruz kaldığını net şekilde ortaya koydu. 2025'te yapılan 393 başvurunun 142'si ekonomik şiddet, 94'ü ise psikolojik şiddet nedeniyle gerçekleşti. Ekonomik şiddet başvurularının yüksekliği, kadın yoksulluğu ile şiddet arasındaki doğrudan bağı gösteriyor. Kadınların 165'i ekonomik, 123'ü psikolojik destek talep etti. Fiziksel şiddet başvurusu 32 iken, cinsel ve dijital şiddet başvurularının düşük olması, toplumsal baskı nedeniyle bu tür vakaların gizli kaldığına işaret ediyor.
30 KADININ CAN GÜVENLİĞİ RİSK ALTINDA
Rapordaki en çarpıcı verilerden biri, başvuru yapan kadınlardan 30'unun can güvenliğinin ciddi şekilde tehdit altında olduğunun tespit edilmesi. Ayrıca, 176 kadının bakım yükümlülüğü bulunması, şiddet mağdurlarının aynı zamanda çocuk, yaşlı veya hasta bakımı gibi ek sorumluluklarla da mücadele ettiğini gözler önüne serdi. Kadınların 206'sının gelir getirici bir işi olmadığı, yalnızca 35'inin çalıştığı kaydedildi.
ŞİDDETİN %88'İ AİLE İÇİNDE GERÇEKLEŞİYOR
Veriler, şiddetin en yakınlardan geldiğini acı bir şekilde doğruluyor. Rapora göre, bildirilen şiddet olaylarının %88'i "özel alan" olarak görülen aile içinde meydana geliyor. Bu oran, sorunun derinliğini ve kadınların en güvende hissetmeleri gereken yerde nasıl bir tehditle karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Sığınmaevinde kalan 258 kadının 207'si doğrudan şiddet öyküsü nedeniyle bu hizmete ihtiyaç duydu.
"VERİLER BİZİM YOL HARİTAMIZ"
Kadın Politikaları Dairesi Başkanı Özden Gürbüz Sümer, raporun sadece bir istatistik olmadığını vurguladı. Sümer, "Bu çalışma, hem yaptıklarımızı değerlendirdiğimiz hem de önümüzdeki dönem için nitelikli bir yol haritası sunduğumuz bir belge. Amacımız, şiddetle mücadelede hak temelli, eşitlikçi politikaları güçlendirmek ve kadınların ekonomik bağımsızlığını destekleyen programları yaygınlaştırmak" dedi. Raporun, kentteki sivil toplum örgütleri ve kamu kurumları için de yol gösterici olması umuluyor.





