Diyarbakır'da 19 yıl önce yaşanan ve faili meçhul kalan Erhan Kurt cinayeti, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan yeni bir birimin titiz çalışmasıyla yeniden gündeme geldi. 2007 yılında henüz 20 yaşındayken hayatını kaybeden Kurt'un ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, aralarında anne ve babasının da bulunduğu 6 şüpheli, Diyarbakır ve Batman'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı. Olay, 21 Eylül 2007 tarihinde Sur ilçesi sınırları içerisinde yer alan Hevsel Bahçeleri mevkisindeki Dicle Nehri ile Çiftehavuzlar Mezarlığı arasındaki stabilize yolda meydana gelmişti. Genç yaşta hayatını kaybeden Erhan Kurt'un cansız bedeni, sabah saatlerinde bölgeden geçen vatandaşlar tarafından bulunmuştu.

19 yıllık sır perdesi aralanıyor
O dönem yapılan otopsi ve ölü muayene işlemlerinde, Kurt'un bağla boğulma sonucu mekanik asfiksi nedeniyle yaşamını yitirdiği tespit edilmişti. Ancak olay yerinde cinayet aleti olan bağ bulunamamış, maktulün kanında herhangi bir uyuşturucu veya alkol izine rastlanmamıştı. Ayrıca tırnak örneklerinde de başka bir şahsa ait DNA örneği elde edilememişti. Ailenin o dönem verdiği ifadelerde, Erhan'ın olay gecesi babası A.K. ile birlikte kıraathaneye gittiği, sonrasında arkadaşlarını ziyaret edeceğini söyleyerek ayrıldığı belirtilmişti. Ancak elde edilen delillerin yetersizliği nedeniyle dosya 2013 yılında daimi arama kararıyla rafa kaldırılmıştı.

Yeni deliller ve çelişkili ifadeler
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 2026 yılının Nisan ayında kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, dosyayı tozlu raflardan indirerek kapsamlı bir inceleme başlattı. Diyarbakır 4'üncü Sulh Ceza Hakimliği'nin kısıtlama kararı almasının ardından, şüphelilerin ve maktulün GSM hatlarına ait HTS kayıtları detaylı bir şekilde analiz edildi. Adli Tıp Kurumu'nun yeni raporunda, ölümün cesedin bulunduğu saatten 6 ila 12 saat önce gerçekleştiği saptandı. Yeniden ifadesi alınan tanıklar, olay gecesi anne A.K.'nin oğlunun öldüğünü henüz kimse bilmezken feryat ettiğini belirterek, ifadelerdeki çelişkileri gözler önüne serdi. HTS kayıtları, baba A.K.'nin olay saatlerinde cesedin bulunduğu bölgeye yakın bir baz istasyonundan sinyal aldığını ve hastaneye gittiği yönündeki beyanının gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu. Ayrıca olayda kullanılan kablonun, babanın mesleği olan elektrikçilikte kullanılan malzemelerle benzerlik göstermesi, şüpheleri aile üyeleri üzerinde yoğunlaştırdı. Soruşturma ekipleri, tüm bu bulgular ışığında cinayetin aile içi bir mesele nedeniyle işlendiği kanaatine vardı. Gözaltına alınan 6 şüphelinin emniyetteki sorguları devam ederken, 19 yıllık bu karanlık olayın tüm detaylarıyla aydınlatılması bekleniyor.




