Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde 2024 yılının Eylül ayında yaşanan ve tüm Türkiye'yi yasa boğan Narin Güran cinayetiyle ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Kaybolduktan 19 gün sonra dere yatağında cansız bedeni bulunan küçük Narin'in babası Arif Güran, kızının faillerinin tam anlamıyla ortaya çıkarılması ve adalet arayışının ses getirmesi amacıyla Diyarbakır'dan Ankara'ya uzanan uzun soluklu bir yürüyüş başlattı.

Kızının mezarı başında veda etti
Arif Güran, yürüyüşüne başlamadan önce kızının mezarını ziyaret ederek duygusal anlar yaşadı. Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan acılı baba, bu yürüyüşün sadece bireysel bir tepki değil, kızının hakkını arama mücadelesi olduğunu vurguladı. Güran, "Benim bu yola çıkmamın tek sebebi kızımın hakkıdır, kızımın hakikatidir. Ben Narin için değil yollara, ölmeye bile hazırım. Narin'in hakikatini savunan binlerce insan olduğunu biliyorum ve onlara sesleniyorum; eğer ben bugün bu yola çıkıyorsam, sizlerin de bu hakikat arayışına destek vereceğinize inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sesini duyurmak istiyor
Yürüyüşünün temel sloganını 'Narin için adalet' olarak belirten Arif Güran, yolculuğunun yaklaşık 1,5 ile 2 ay süreceğini tahmin ettiğini belirtti. Güran, "Elimde olsaydı 2 günde gitmek isterdim ancak mesafe uzun. Tabii Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan çağırırsa, eylemimi sonlandırıp doğrudan kendisinin yanına gideceğim" diyerek devletin en üst kademesine ulaşma arzusunu dile getirdi. Aile avukatlarından Onur Akdağ ise yürüyüşün amacının sadece bir yere varmak değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a doğrudan sesini duyurmak olduğunu belirterek, "Arif Güran'ın adalet mücadelesini bireysel bir yürüyüşe çevirmesi, yaşadığı mağduriyetin bir sonucudur. Umarım bu çaba muvaffak olur" şeklinde konuştu. Arif Güran, konuşmasının ardından yakınlarıyla vedalaşarak, üzerinde Türk bayrağı ve kızının fotoğrafı bulunan tişörtüyle Ankara yoluna koyuldu. (DHA)





