Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 2025 yılında yaşanan ve kamuoyunda büyük infial yaratan baba-oğul cinayeti davasında yeni detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Remzi Sati (48) ile oğlu Muhammed Sati'nin (15) öldürüldükten sonra kamyonet içerisinde yakılmasına ilişkin Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü duruşmasında, olay yerinde bulunan bir tanığın ifadesi dikkatleri üzerine çekti. Jandarma personeli M.A., olay günü bölgede karşılaştığı işitme ve konuşma engelli bir vatandaşın, aracın ateşe verildiğini el ve kol hareketleriyle kendisine anlattığını mahkeme heyetine aktardı.

Olay yerinde dehşet verici detaylar
19 Mayıs 2025 tarihinde Sur ilçesi kırsal Köprübaşı Mahallesi yakınlarındaki boş arazide 21 GH 662 plakalı kamyonetin yandığını gören çevre sakinleri, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirmişti. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangının ardından araç içerisinde baba Remzi Sati ve oğlu Muhammed'in cansız bedenlerine ulaşılmıştı. Yapılan incelemeler sonucunda, baba ve oğlun tabancayla vurulduktan sonra yanıcı madde kullanılarak yakıldıkları tespit edilmişti. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında Ali Mert İldeniz (25) ile babası A.İ. (58) dahil olmak üzere toplam 7 şüpheli gözaltına alınmış, bunlardan bir kısmı tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

İtiraflar ve kan donduran plan
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık Ali Mert İldeniz'in itirafları yer aldı. İldeniz, maktul Remzi Sati ile aralarında hayvan ticareti kaynaklı bir husumet bulunduğunu, bu nedenle 'kayıp inek' senaryosuyla baba ve oğlunu bölgeye çağırdığını belirtti. Tartışma sonrası silahla ateş ederek baba ve oğlunu vurduğunu itiraf eden İldeniz, delilleri yok etmek amacıyla aracı kolonya dökerek ateşe verdiğini ve hedef şaşırtmak için maktulün telefonundan mesajlar gönderdiğini beyan etti. Ancak kriminal raporlar, cesetlerin kömürleşmiş durumu nedeniyle kolonyadan daha güçlü, benzin gibi yanıcı maddelerin kullanıldığını ortaya koydu.

Engelli tanığın işaretleri mahkemeye taşındı
Duruşmada tanık olarak dinlenen jandarma personeli M.A., olay yerine intikal eden ilk ekipte yer aldığını belirterek, "Olay yerinde inceleme yaparken birkaç metre ileride dilsiz bir vatandaş gördüm. Yanan aracı göstererek el ve kol işaretleriyle 'Benzin döktüler, yangın çıktı' dedi. Ben gözümle gördüm şeklinde işaretler yaptı. O an yanında kimse yoktu ve hayvanlarıyla ilgileniyordu" ifadelerini kullandı. İşaret dili öğretmeni tercüman eşliğinde dinlenen işitme ve konuşma engelli N.A. ile yapılan iletişimde, jandarma personelinin tarif ettiği hareketlerin işaret diliyle örtüştüğü teyit edildi.

Dava süreci ve tutukluluk durumu
Mahkeme heyeti, savcılığın mütalaasında yer alan talepleri değerlendirdi. Savcılık, tutuksuz sanıkların beraatını, Ali Mert İldeniz ve M.K.'nin 'kasten öldürme' suçundan ayrı ayrı ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Sati ailesi ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları, tutuksuz sanıkların tekrar tutuklanması talebini yineledi. Mahkeme, Ali Mert İldeniz'in tutukluluk halinin devamına, diğer sanıklar hakkındaki adli kontrol kararlarının sürmesine karar vererek duruşmayı 19 Ocak 2027 tarihine erteledi. Diyarbakır'daki bu vahşi cinayetin arka planındaki tüm detaylar, önümüzdeki duruşmalarda daha net bir şekilde aydınlatılmaya çalışılacak.



