Diyarbakır Kent Konseyi, tarihi Suriçi'nde Gazi Caddesi'nde kamusal alanların kullanımına ilişkin yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek bir açıklama yayımladı. Sur'da zabıtanın esnafa müdahalesiyle gündeme gelen sürece ilişkin yapılan açıklamada, Sur'un yalnızca tarihi yapıları ve ticari yaşamıyla değil; sokakları, meydanları, kültürel çeşitliliği ve toplumsal hafızasıyla herkesin ortak yaşam alanı olduğu vurgulandı.
"SOKAKLAR HİÇBİR KESİMİN AYRICALIKLI KULLANIMINA BIRAKILAMAZ"
Kent Konseyi, bu alanların korunmasının, herkes için erişilebilir ve güvenli hale getirilmesinin kent hakkının ve demokratik kent yaşamının temel gereği olduğunu bildirdi. Açıklamada, "Kaldırımlar, sokaklar ve meydanlar hiçbir kişi ya da kesimin ayrıcalıklı kullanımına bırakılamayacak kadar değerlidir. Çocukların, kadınların, yaşlıların, engelli bireylerin ve tüm yurttaşların kentte özgürce, güvenle ve herhangi bir engelle karşılaşmadan hareket edebilmesi temel bir haktır" denildi.
BELEDİYE ÇALIŞMALARINA DESTEK, ESNAFA DUYARLILIK VURGUSU
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Sur Belediyesinin tarihi kent dokusunu korumak, kamusal alanları herkesin eşit kullanımına açmak ve yaya erişilebilirliğini sağlamak amacıyla yürüttüğü çalışmaları desteklediklerini belirten Kent Konseyi, Sur'un aynı zamanda binlerce insanın emeğiyle ayakta duran güçlü bir esnaf kültürüne ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Açıklamada, "Esnafın geçim hakkını ve ekonomik kaygılarını gözetmek ile kamusal alanları korumak birbirinin karşıtı değildir. Önemli olan, bu iki ihtiyacı kent hakkı temelinde, adil, katılımcı ve sürdürülebilir politikalarla buluşturmaktır" ifadelerine yer verildi.

ORTAK AKIL VE DİYALOG ÇAĞRISI
Yerel yönetimlerin bugüne kadar yürüttüğü diyalog ve uzlaşı çabalarını değerli bulduklarını aktaran Kent Konseyi, sorunların kalıcı çözümü için belediyeler, meslek örgütleri, esnaf temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve mahalle sakinlerinin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Kamusal alanların kullanımına ilişkin açık ve eşit kuralların oluşturulmasının, esnafın ihtiyaçlarının değerlendirilmesinin ve uygun alternatiflerin geliştirilmesinin sürecin ayrılmaz parçaları olduğu kaydedildi. Kent Konseyi, kent hakkını savunmanın yalnızca kamusal alanların işgaline karşı çıkmak değil, aynı zamanda kentin bütün bileşenlerinin haklarını gözeten, ortak akla dayalı bir kent yaşamını inşa etmek olduğuna inandıklarını belirtti. Açıklama, "Sur hepimizindir. Sokakları hepimizin, tarihi hepimizin, geleceği hepimizin ortak sorumluluğudur" çağrısıyla son buldu.