Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunan ve İslam dünyasının beşinci Harem-i Şerif’i olarak kabul edilen tarihi Ulucami, duvarlarındaki gizemli boşluklarla yeniden araştırmacıların odağına yerleşti. Şehir Araştırmaları Merkezi kurucusu Mehmet Ali Abakay, yıllardır sürdürdüğü arşiv taramaları ve saha incelemeleri sonucunda, cami cephesindeki iki belirgin boşluğun aslında kaybolmuş tarihi kitabelere ait olduğunu tespit ettiğini açıkladı.
TARİHİ KAYITLARDA İZİ SÜRÜLÜYOR
Abakay, yaptığı çalışmalarda seyahatnamelerden şarkiyatçıların notlarına kadar pek çok kaynağı taradığını ancak bu iki parçanın akıbetine dair net bir bilgiye ulaşamadığını belirtti. Cami duvarındaki izlerin rastgele oluşmadığını savunan Abakay, "Kitabeler olmamış olsaydı, bazalt taşının üzerinde böyle bir iz veya alamet oluşmazdı. Bu boşluklar, geçmişe dair bir boşluğun da göstergesidir" ifadelerini kullandı.
RESMİ KURUMLARA ÇAĞRI GELDİ
Konunun bilimsel olarak netleşmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nü göreve çağıran Abakay, kitabelerin müzelerin tozlu raflarında veya depolarında unutulmuş olma ihtimalinin üzerinde duruyor. Eğer parçalara ulaşılamazsa, bazalt taşından yapılacak yeni işçiliklerle bu çirkin görüntünün giderilmesi gerektiğini vurgulayan araştırmacı, her bir kitabede yazan birkaç cümlenin bile Diyarbakır tarihine dair önemli bir boşluğu doldurabileceğine dikkat çekti.
Diyarbakır'ın mimari mirası açısından bu tür detayların hayati önem taşıdığını belirten Abakay, kayıp kitabelerin bulunmasının şehrin kültürel hafızasına kazandırılmış büyük bir değer olacağını ifade etti. (DHA)