Diyarbakir.Net | Diyarbakır | Diyarbakır'da 9 ayda kapanan işyeri sayısı şoke etti: Vekil Eren duyurdu

Diyarbakır'da 9 ayda kapanan işyeri sayısı şoke etti: Vekil Eren duyurdu

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Ticaret Bakanlığının 2027 yılı bütçesi üzerine yaptığı konuşmada Diyarbakır esnafının yaşadığı ekonomik krize dikkat çekti. Eren, kentte 2026'nın ilk dokuz ayında 786 iş yerinin kapandığını, yıl sonunda bu sayının 1.200'e ulaşmasının beklendiğini söyledi.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Ticaret Bakanlığının 2027 yılı bütçesi üzerine yaptığı konuşmada Diyarbakır esnafının yaşadığı ekonomik krize dikkat çekti. Eren, kentte 2026'nın ilk dokuz ayında 786 iş yerinin kapandığını, yıl sonunda bu sayının 1.200'e ulaşmasının beklendiğini söyledi.

Diyarbakır'da 9 ayda kapanan işyeri sayısı şoke etti: Vekil Eren duyurdu

Diyarbakır esnafının ekonomik krizi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda gündeme geldi. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Ticaret Bakanlığının 2027 yılı bütçesi üzerine yaptığı konuşmada Diyarbakır esnafının yaşadığı ekonomik krize, zincir marketlerin fiyat politikalarına, sınır kapılarının kapalı tutulmasına ve bölgesel eşitsizliklere dikkat çekti.

"DİYARBAKIR'DA DOKUZ AYDA 786 İŞ YERİ KAPANDI"

Konuşmasına Diyarbakır'ın tarihsel ticaret kültürünü hatırlatarak başlayan Eren, Hasan Paşa Hanı, Sipahi Pazarı ve Suriçi çarşılarının yüzyıllardır üretimin ve ticaretin merkezlerinden biri olduğunu belirtti. Diyarbakır Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğinin verilerine göre 2026 yılının ilk dokuz ayında 786 iş yerinin kapandığını, yıl sonunda bu sayının 1.200'e ulaşmasının beklendiğini ifade eden Eren, "Her gün üç kepenk kapanıyor. Bugün bu görüşme bittiğinde Diyarbakır'da üç kepenk daha kapanacak" sözleriyle ekonomik krizin kentteki boyutuna dikkat çekti.

Diyarbakır Bakkallar Odasının üye sayısının son on yılda 5 binin üzerinden 2 bin 200'e gerilediğini belirten Eren, küçük esnafın zincir marketler karşısında korunmadığını vurguladı.

"FİYAT MAKASININ BİR UCU ÜRETİCİYİ, DİĞER UCU TÜKETİCİYİ KESİYOR"

Ticaret Bakanlığının nisan ayında açıkladığı fiyat denetimlerine değinen Eren, Diyarbakır'da bir zincir marketin 20 liraya aldığı biberi 250 liraya sattığının tespit edildiğini hatırlattı. Konya'dan 5 liraya çıkan salatalığın Diyarbakır'da 80 liraya, Adana'dan 7 liraya çıkan kapya biberin ise 200 liraya satıldığını belirten Eren, "Buna fiyat makası diyorlar. Bu makasın bir ucu üreticiyi, diğer ucu tüketiciyi kesiyor" dedi.

Bakanlığın açıkladığı para cezalarının büyük zincir marketler açısından caydırıcı olmadığını savunan Eren, denetimlerin sonuçlarının ve uygulanan yaptırımların kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Esnafın kredi ve banka komisyonları nedeniyle de ağır bir yük altında olduğunu ifade eden Eren, borçlu esnafa daha düşük faiz indirimi uygulanmasını eleştirerek "En zor durumdaki esnafa en pahalı kredi veriliyor" dedi.

"TÜRKİYE'NİN İHRACATI ARTARKEN DİYARBAKIR'INKİ DÜŞÜYOR"

Diyarbakır'ın üretim ve ihracat potansiyelinin sınır kapılarının kapalı tutulması ve ulaşım altyapısındaki eksiklikler nedeniyle değerlendirilemediğini belirten Eren, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odasının verilerini paylaştı. Türkiye'nin Suriye'ye ihracatının yılın ilk beş ayında yüzde 24 arttığını, aynı dönemde Diyarbakır'ın ihracatının yüzde 36 gerilediğini belirten Eren, Irak'a ihracatta da benzer bir tablonun yaşandığını söyledi. Eren, yılın ilk dokuz ayında Türkiye'nin toplam ihracatı yüzde 5 artarken Diyarbakır'ın ihracatının yüzde 19,5 gerilediğini ifade ederek "Türkiye kazanırken Diyarbakır kaybediyor. Türkiye kaybederken Diyarbakır iki kat kaybediyor" dedi.

Nusaybin Sınır Kapısı'nın yıllardır kapalı tutulmasını eleştiren Eren, Diyarbakırlı üreticilerin Suriye'ye ihracat yapabilmek için 500 kilometreyi aşan mesafeleri katetmek zorunda kaldığını belirtti. Nusaybin, Mürşitpınar ve Şenyurt sınır kapılarının açılması çağrısında bulunan Eren, Habur Sınır Kapısı'nda tırların dokuz güne varan sürelerle beklediğini hatırlatarak "Ticarette zaman paradır ve bu bölgenin zamanı kapıda çürüyor. Her kapalı kapı, her bitmeyen yol Organize Sanayi'deki atölyeyi, Bismil'deki tarlayı, Dağkapı'daki dükkânı kapatıyor" dedi.

"SEKİZ YIL, ON ALTI İL, SIFIR BASAMAK"

Bölgesel kalkınma politikalarını da eleştiren Eren, Kürt Çalışmaları Merkezinin Ekim 2026 raporuna dikkat çekti. Rapora göre 2017 yılında en alt sosyoekonomik gelişmişlik kademesinde bulunan 16 Kürt ilinin tamamının 2025 yılında da aynı kademede kaldığını belirten Eren, "Sekiz yıl, on altı il, sıfır basamak. Bu tablo kaderle açıklanabilir mi?" diye sordu. Eren, bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi için kamusal yatırım, ulaşım altyapısı ve sınır ticaretini önceleyen politikaların hayata geçirilmesini istedi.

Tüketici hakem heyetlerinin ilçe düzeyindeki karar yetkilerinin kaldırılmasını da eleştiren Eren, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan ve Türkçe bilmeyen yurttaşların hak arama mekanizmalarına erişiminde yaşanabilecek sorunlara dikkat çekti. Ticaret Bakanlığının 2027 yılı bütçesinde kooperatiflere, tüketici haklarına ve haksız fiyatlarla mücadeleye ayrılan kaynakların yetersizliğini eleştiren Eren, bütçenin büyük sermaye ve finansman destekleri yerine küçük üreticiyi, esnafı ve tüketiciyi öncelemesi gerektiğini vurguladı.

Serhat Eren, sosyal medyada ırkçı söylemi meclise taşıdı

BAKANLIĞA TALEPLER SIRALANDI

Eren, Bakanlığa yönelik taleplerini de sıraladı. Zincir market cezalarının ciroya oranlanması, tarladan rafa fiyatların izlenmesi, esnafın bir milyon liraya kadar olan borçlarının faizlerinin silinmesi, kart komisyonlarına üst sınır getirilmesi, deprem bölgesindeki esnafın KOSGEB borçlarının ertelenmesi, kadın kooperatiflerinin desteklenmesi ve Diyarbakır'ın hızlı tren ile otoyol projelerine dahil edilmesi çağrısında bulundu.

Konuşmasının sonunda "Sınır Bölgeleri Ticaret ve Barış Ekonomisi Programı" kurulmasını öneren Eren, barış sürecinin ekonomik ve toplumsal karşılığının da oluşturulması gerektiğini belirtti. "Barışın hukukunu konuşmaya başladık. Şimdi barışın ekonomisini kurma zamanı. Barış, bir esnafın doğduğu kentte kepenk açabilmesidir. Diyarbakırlı bir üreticinin malını kendi kapısından Kamışlo'ya gönderebilmesidir" diyen Eren, 2027 yılı bütçesinin barışın ve toplumsal refahın bütçesi olması gerektiğini söyledi.

Eren, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu bütçe barış bütçesi olmak bir yana, yükü esnafa, çiftçiye, tüketiciye yüklüyor, kazancı zincire ve aracıya veriyor. Çiftçinin tarlasını, esnafın kepengini, kadının kooperatifini ayakta tutan, Nusaybin Kapısı'nı açan bir barış bütçesi getirdiğinizde o bütçeyi biz de onaylarız. Bu bütçeye bu hâliyle hayır diyoruz.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız