Diyarbakır Memorial Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümünden Uzm. Dr. Yakup Demir, kan tahlillerinde sıkça karşılaşılan C-reaktif protein (CRP) değerinin vücuttaki iltihabi süreçler hakkında önemli ipuçları sunduğunu ifade etti.
CRP seviyesinin şiddet göstergesi
Tıbbi literatürde karaciğer tarafından üretilen bu proteinin, vücutta meydana gelen yangı durumlarında salgılandığını açıklayan Dr. Demir, değerin yüksekliğinin hastalığın ciddiyeti hakkında hekimlere yol gösterdiğini vurguladı. Ancak, tek başına yüksek bir CRP değerinin hastalığın çok ağır seyrettiği anlamına gelmediğinin altını çizen uzman isim, bu verinin ancak diğer tetkikler ve klinik muayene ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde anlamlı olduğunu belirtti.
Enfeksiyonla karıştırılmaması gereken durumlar
CRP yüksekliğinin sadece enfeksiyonlara özgü olmadığını hatırlatan Dr. Demir, romatizmal rahatsızlıklar, travmalar, cerrahi operasyonlar ve bazı kanser türlerinin de bu değerin yükselmesine neden olabileceğini kaydetti. Antibiyotik kullanımına ilişkin de kritik uyarılarda bulunan hekim, "CRP değeri yüksek diye her hastaya antibiyotik verilmesi yanlıştır. Bakteriyel kaynaklı olmayan, virüslerin neden olduğu enfeksiyonlarda antibiyotikler fayda sağlamadığı gibi vücuda zarar da verebilir" dedi.
Hastaneye yatış kararı nasıl verilir
Sadece laboratuvar sonuçlarına bakarak hastaneye yatış kararı verilmesinin doğru olmadığını savunan Dr. Yakup Demir, hastanın hayati bulgularının (ateş, nabız, tansiyon) belirleyici olduğunu ifade etti. Dr. Demir, sözlerini şu şekilde tamamladı: "Hastalık yoktur, hasta vardır prensibiyle hareket ediyoruz. CRP bir alarm sistemidir, fakat tedaviyi şekillendiren asıl unsur hastanın klinik durumudur. İyileşme sürecinde bu değerin hızla düşmesi beklenen bir durumdur." (Diyarbakir.Net)