Diyarbakır'da dün akşam saatlerinde yaşanan silahlı kavgada, olay yerinden geçmekte olan gazeteci Mürsel Acay yaralandı. Hiçbir ilgisinin bulunmadığı saldırının ortasında kalan Acay'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, olay kentte büyük yankı uyandırdı.
"BU OLAY BİR GAZETECİNİN YARALANMASI DEĞİL"
Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti, olaya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, "Bu olay yalnızca bir gazetecinin yaralanması değildir. Bu olay, Diyarbakır'da ve ülkemizin birçok kentinde herkesin can güvenliğinin tehdit altında olduğunun acı bir göstergesidir" ifadelerini kullandı.
Açıklamada, organize suç örgütleri ve çetelerin şehirlerin huzurunu gasp ettiği, ruhsatsız ve kontrolsüz bireysel silahlanmanın büyüyen bir toplumsal tehdide dönüştüğü vurgulandı. "Kurşunlar artık hedef gözetmiyor; çocukları, kadınları, gazetecileri, emekçileri, sağlık çalışanlarını, esnafı ve hiçbir suçu olmayan masum insanları vuruyor" denildi.
"CAN GÜVENLİĞİ EN TEMEL İNSAN HAKKIDIR"
Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti, "Hiçbir toplum, insanların sokakta yürürken kurşunların hedefi olabileceği korkusuyla yaşamaya mahkûm edilemez" diyerek sessiz kalmayacaklarını bildirdi. Açıklamada, başta Diyarbakır halkı olmak üzere tüm demokratik kitle örgütlerine, meslek odalarına, sendikalara, sivil toplum kuruluşlarına ve siyasi partilere ortak ses olma çağrısı yapıldı.

TALEPLER SIRALANDI
Cemiyetin açıklamasında şu talepler sıralandı:
Ruhsatsız ve kontrolsüz bireysel silahlanmaya karşı caydırıcı ve etkili yasal düzenlemeler hayata geçirilmeli, organize suç örgütleri ve çetelere karşı tavizsiz mücadele yürütülmeli, ruhsatsız silah ticaretinin önlenmesi için denetimler artırılmalı, çetelerle mücadelede yargı kurumları güvenlik güçlerini desteklemeli ve insanların korkmadan yaşayabildiği şehirler oluşturulmalı.
"BUGÜN SUSARSAK, YARIN DAHA BÜYÜK ACILARLA KARŞILAŞIRIZ"
Açıklamanın sonunda, "Hiç kimse 'Bana dokunmaz' demesin. Çünkü kurşunun kimi vuracağını kimse seçemez. Bugün susarsak, yarın çok daha büyük acılarla karşı karşıya kalabiliriz. Sessiz kalmak, bu karanlığın büyümesine ortak olmaktır" ifadelerine yer verildi.