Edinilen bilgilere göre, sözleşme yenileme süreci kapsamında İl Sağlık Müdürlüğü’ne çağrılan mevcut yöneticiler, saatlerce bekletildikten sonra birebir görüşmelere alındı. Bu görüşmelerde bazı yöneticilere, ya görevlerinden ayrılmaları ya da yeni pozisyonları kabul etmeleri yönünde baskı uygulandığı iddia edildi. Görüşmelerin ardından sözleşme imzalayan bazı yöneticilerin belgeleri ise ertesi gün "yanlışlıkla imzalatıldığı" gerekçesiyle iptal edildi.
Liyakat Yerine Referans İddiası Gündemde
Kamuoyunda en fazla tepki çeken iddialardan biri, bir pozisyon için beş farklı kişiye sözleşme imzalatıldığı ve nihai olarak en güçlü referansa sahip ismin göreve getirildiği yönünde oldu. Bu uygulamanın, sağlık yönetiminde liyakat yerine referans ilişkilerinin belirleyici olduğu eleştirilerini beraberinde getirdiği belirtiliyor. Öte yandan, uzun yıllardır idari görevde bulunan bazı isimlerin yerine, yöneticilik deneyimi olmayan kişilerin atanmak istendiği; hatta sağlık alanında uzmanlığı bulunmayan bazı memurların da idari pozisyonlara önerildiği öne sürüldü.

Belirsizlik Yatırımları Geciktiriyor mu?
Atama sürecindeki belirsizlik ve yönetim krizinin, Diyarbakır’daki sağlık yatırımlarını olumsuz etkilediği öne sürülüyor. Özellikle son iki aydır, sözleşme bekleyen yöneticilerin projeleri yeterince takip edememesi nedeniyle bazı yatırımlarda aksamalar yaşandığı ifade ediliyor. Deprem bölgesi olan kentte, Şehir Hastanesi gibi kritik projelerin yavaşladığı ve bu durumun halk sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığı belirtiliyor.
Sağlık Yönetiminde Güven Sorunu
Ortaya atılan iddialar, Diyarbakır’daki sağlık yönetiminin şeffaflık ve liyakat ilkesine uygun yürütülüp yürütülmediğine dair soru işaretlerine yol açtı. Sağlık hizmetlerinin niteliğini doğrudan etkileyen bu tür atama süreçlerinin, uzun vadede halk sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor. Konuya ilişkin yetkililerden henüz resmi bir açıklama yapılmazken, kamuoyunda şeffaf, adil ve liyakate dayalı bir yönetim anlayışı beklentisi dile getiriliyor.