Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve yanlış beslenme alışkanlıkları, Diyarbakır'da da ciddi bir sağlık riski oluşturmaya devam ediyor. Memorial Diyarbakır Hastanesi Onkolojik Cerrahi Bölümü’nden Cerrahi Onkoloji ve Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Musluh Hakseven, obezitenin sadece dış görünüşü ilgilendiren bir durum olmadığını, aksine toplumun her katmanına yayılan küresel bir sağlık krizi olduğunu belirtti.
Obeziteye karşı yanlış bakış açısı
Toplumumuzda obezitenin sadece aşırı yemek yeme ya da kişinin irade zayıflığı ile ilişkilendirilmesi, sorunun gerçek nedenlerinin göz ardı edilmesine neden oluyor. Dr. Hakseven, bu durumun genetik yatkınlık, hormonal değişimler ve modern çevresel faktörlerin bir sonucu olduğunu dile getirdi. Günümüzde şehirleşme ve gıda endüstrisinin sunduğu ulaşılabilir yüksek kalorili ürünler, bireyleri hızla obeziteye sürükleyen bir kısır döngü yaratıyor.
Ciddi hastalıkların tetikleyicisi
Obezitenin birçok ölümcül hastalığa kapı araladığını hatırlatan Dr. Hakseven, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve kalp rahatsızlıklarının yanı sıra kanser türleri ile olan bağlantısının da bilimsel olarak kanıtlandığını ifade etti. Ayrıca obezitenin artık sadece yetişkinlere özgü bir sorun olmaktan çıktığını belirten uzman hekim, dijitalleşen dünyada çocukların daha erken yaşta bu risk grubuyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.
Toplumsal bir mücadele şart
Obezitenin psikolojik ve ekonomik boyutunun da oldukça ağır olduğunu vurgulayan Dr. Hakseven, tedavi sürecinin sadece bireysel çabayla yürütülmesinin zor olduğunu belirtti. Sağlıklı beslenme eğitimlerinin okullarda yaygınlaştırılması ve şehirlerde spor alanlarının artırılması gerektiğine değinen Hakseven, sağlıklı yaşamı bir yaşam biçimi haline getirmenin önemine vurgu yaptı. Dr. Musluh Hakseven, obezite ile mücadelenin sadece kilo vermek değil, daha sağlıklı bir toplumun geleceğini inşa etmek anlamına geldiğini belirterek sözlerini noktaladı. (DHA)