Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi (DİSKİ) Genel Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı Beştepe Yerleşkesi'nde düzenlenen İçme Suyu Kaynaklarının ve Arıtma Tesislerinin Değerlendirilmesi Faz-2 Projesi Kapanış Çalıştayı'na katıldı. Üç gün sürecek çalıştayın ilk oturumunda panelist olarak yer alan Genel Müdür Mehmet Şerifoğlu, Diyarbakır özelinde su yönetimine dair önemli mesajlar verdi.
DİSKİ Genel Müdürü Mehmet Şerifoğlu, çalıştayda havza koruma, kaynak kalitesi, arıtma maliyetleri, dijital izleme sistemleri ve kayıp-kaçakla mücadele konularını masaya yatırdı. Diyarbakır'ın içme suyu ihtiyacının yüzde 93'ünün karşılandığı Dicle Baraj Gölü Havzası'nın korunmasının kentsel su güvenliği açısından kritik önemine dikkat çekti.
HAVZA KORUMASI ARITMA YÜKÜNÜ AZALTIYOR
Türkiye genelindeki su ve kanalizasyon idarelerinin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Şerifoğlu, en öncelikli konunun su havzalarının korunması olduğunu söyledi. Kaynakta alınacak tedbirlerin arıtma tesislerinde kullanılan kimyasal miktarını ve işletme maliyetlerini önemli ölçüde azaltacağını ifade etti.
Ham su kalitesinin bozulması durumunda arıtma yükünün arttığını ve su kaynağının eski haline döndürülmesinin neredeyse imkansız hale geldiğini vurgulayan Şerifoğlu, dünya genelinde tatlı ve içilebilir su kaynaklarının giderek azaldığına dikkat çekti. Zarar gören bir su kaynağının yeniden kazanılmasının hem uzun hem de maliyetli bir süreç olduğunu belirtti.
33 MEDENİYETİN SUYLA İMTİHANI
Diyarbakır'ın yaklaşık 33 medeniyete ev sahipliği yaptığını ve kentteki ilk yerleşimin Dicle Nehri kıyısında kurulduğunu hatırlatan Şerifoğlu, suyun kentin tarihini ve ortak hafızasını taşıdığını dile getirdi. Bu tarihsel bağın, su kaynaklarının korunmasına yönelik sorumluluğu daha da artırdığını ifade etti.
SU BİLİNCİ HAVZA KORUMASINI GÜÇLENDİRİYOR
Şerifoğlu, havza koruma çalışmalarının teknik boyutunun yanı sıra toplumsal farkındalığın da kritik olduğunu belirtti. Havza çevresinde yaşayan vatandaşlara mobil operatörler aracılığıyla bilgilendirici mesajlar ve uyarılar gönderildiğini aktardı.
Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortak yürütülen faaliyetlerle çocuklarda su bilincinin oluşturulmasının hedeflendiğini söyleyen Şerifoğlu, ilçe yerel yönetimleri ve kırsal mahalle temsilcileriyle doğrudan iletişim kurulduğunu kaydetti. Okullarda ve ibadethanelerde gerçekleştirilen bilgilendirme faaliyetlerinin toplumun her kesimine ulaşmayı amaçladığını ifade etti. Sahadaki deneyimlerin, farkındalığın uygulanabilir ve bağlayıcı kurallarla desteklenmesi gerektiğini ortaya koyduğunu sözlerine ekledi.

VERİYE DAYALI YÖNETİM KAYIPLARI AZALTIYOR
Suyun havzada korunmasının ardından iletim ve dağıtım aşamalarındaki kayıpların önlenmesi gerektiğini belirten Şerifoğlu, SCADA sistemlerinin sadece izleme işleviyle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Bu sistemlerin işletme kararlarını destekleyen bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Verileri yorumlayabilen yapay zekâ destekli otomasyonların şebekedeki olağan dışı gelişmeleri erken aşamada tespit edebileceğini aktaran Şerifoğlu, bu sistemlerin saha ekiplerinin müdahale süresini kısaltacağını ve kayıp-kaçak oranlarının azaltılmasına katkı sunacağını belirtti.
GÜÇLÜ KURALLAR VE ORTAK İRADE ÇAĞRISI
Şerifoğlu, su kaynaklarını korumanın teknik kapasitenin ötesinde bağlayıcı kurallar ve ortak irade gerektirdiğini vurguladı. Havzanın geleceğini ilgili yönetimlerin ve bölgede yaşayanların ortak sorumluluğu olarak değerlendirdi.
"Benim temel meselem, burada su havzalarının korunmasıdır" diyen Şerifoğlu, "Buna dair güçlü kurallara ihtiyaç var. Bence hepimiz bu konuda iş birliği yapmalıyız. Diğer konular tamamıyla mühendislik ve finansal konulardır. Onların çözüleceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Üç gün boyunca devam edecek çalıştayda içme suyu yönetiminde standardizasyon, kaynak ve havza koruma, arıtma tesislerinin verimliliği, personel eğitimi, iletişim stratejileri ve acil durumlarda içme suyu güvenliği konuları tematik masalarda ele alınıyor. DİSKİ'nin Diyarbakır deneyimini paylaştığı çalıştayda, Türkiye genelindeki su idarelerinin ortak sorunlarına çözüm üretilmesi hedefleniyor.