10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü, hem dünyada hem de ülkemizde ruh sağlığının önemine dair farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Memorial Diyarbakır Hastanesi Psikoloji Bölümü'nden Uzm. Psikolog Tülinay Seçkin, bireylerin beden sağlığına gösterdikleri hassasiyeti ruh sağlıklarına da göstermeleri gerektiğini belirterek, bu iki kavramın birbirinden ayrılamaz bir bütün olduğunu ifade etti. Seçkin, insanların fiziksel bir rahatsızlık yaşadıklarında vakit kaybetmeden doktora başvurduklarını, ancak ruhsal sıkıntılar söz konusu olduğunda bu durumu genellikle ikinci plana attıklarını gözlemlediklerini dile getirdi.
Ruh ve beden sağlığı bir bütündür
İnsanların kendilerini iyi hissetmedikleri dönemlerde, zorlu yaşam süreçlerinde veya yas gibi travmatik durumlarda profesyonel destek almaktan çekinmemeleri gerektiğini vurgulayan Seçkin, ruh sağlığının önceliklendirilmesi gereken bir alan olduğunu belirtti. Özellikle Türkiye gibi depremler, yıkıcı doğal afetler ve toplumu derinden etkileyen sosyolojik olayların sık yaşandığı coğrafyalarda, bireysel baş etme becerilerinin büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Her bireyin toplumsal olaylardan etkilenme düzeyinin farklı olduğunu hatırlatan uzman psikolog, insanların kendi iç dünyalarını iyi analiz etmeleri ve ihtiyaç duydukları noktada uzman desteğine başvurmalarının hayati önem taşıdığını ifade etti.
Toplumsal etiketleme korkusu destek almayı engelliyor
Ruh sağlığı hizmetlerine başvurulmasının önündeki en büyük engellerden birinin toplumsal etiketleme korkusu olduğunu belirten Uzm. Psikolog Tülinay Seçkin, insanların yakın çevrelerinden gelebilecek 'Sen deli misin?' gibi yargılayıcı ifadelerden çekinerek destek almaktan kaçındıklarını belirtti. Bu durumun binlerce insanın tedavi sürecine girmesini engellediğini ifade eden Seçkin, ruh sağlığı uzmanlarının gizlilik ilkesine büyük önem verdiğini ve mahremiyetin korunmasının temel çalışma prensipleri olduğunu hatırlattı. İnsanların bu çekinceler nedeniyle yanlış yerlere başvurarak suistimal edilme riskiyle karşı karşıya kaldıklarını belirten Seçkin, mutlaka eğitimli ve donanımlı psikiyatrist veya uzman psikologlardan destek alınması gerektiğinin altını çizdi.
Farkındalık her gün sürmeli
10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü'nün sadece bir günle sınırlı kalmaması gerektiğini, ruh sağlığına yönelik farkındalık çalışmalarının yılın her gününe yayılması gerektiğini savunan Seçkin, sosyal medyanın bu noktada bilinçli kullanılması gerektiğini vurguladı. Toplumu derinden etkileyen olaylar yaşandığında psikologların ve psikiyatristlerin sahada aktif rol aldığını belirten uzmanlar, ruh sağlığındaki yaraların da tıpkı bedensel yaralar gibi tedavi edilmesi gereken bir süreç olduğunu hatırlatıyor. Ruh sağlığı ve beden sağlığının bir bütün olduğunu unutmadan, bireylerin kendilerine iyi bakmaları ve gerektiğinde profesyonel yardım almaktan çekinmemeleri, sağlıklı bir toplumun temel taşını oluşturuyor.