Amed Uluslararası Tiyatro Festivali’nin 5. gününde “Savaş Koşullarında Tiyatro Yapmak” paneli düzenlendi. Ukrayna, Filistin, Halepçe ve Irak’tan gelen sanatçılar, savaşın yıktığı coğrafyalarda sahne sanatlarını ayakta tutma çabalarını anlattı. Panel moderatörlüğünü Süleymaniye’den Prof. Dr. Dilshad Mustafa Razawa üstlendi.
Filistinli sanatçı: ‘vücut hafızanın canlı tanığıdır’
Shaden Abu Elasal, 1948’den beri süren travmanın nesiller boyu aktarıldığını, bu hafızanın yalnızca tarihsel değil aynı zamanda bedensel bir gerçeklik olduğunu söyledi. “Vücut, bu hafızanın canlı tanığıdır. Sanat bizim için bir savunma biçimi, bize insan olduğumuzu hatırlatır” dedi. Elasal, Shaden Dance Company ile bu yaklaşımı sahneye taşıdıklarını belirtti.
Metro istasyonlarında kukla oynattılar
Ukraynalı tiyatrocu Olga Dorofeeva, Kharkiv Kukla Tiyatrosu’nun savaş koşullarında bile üretmeye devam ettiğini anlattı. İzleyiciyle bağlarını koparmamak için metro istasyonlarında gösterimler yaptıklarını söyleyen Dorofeeva, “Sanat yoluyla savaşın toplum üzerindeki etkilerini aktarmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Sudan’dan çevrimiçi tanıklık ve ‘dışarıdaki adam’
“Sudan – Yanan Bölgede Tiyatro” başlıklı ikinci panele çevrimiçi katılan Prof. Dr. Justin John, savaşla birlikte hayatın durma noktasına geldiğini, tiyatronun ise kolektif hafızayı canlı tuttuğunu vurguladı. “Seyirci sahnede kendi geçmişini görür” dedi. Günün ilerleyen saatlerinde Ukrayna’dan Vinnytsia Tiyatrosu, Wolfgang Borchert’in II. Dünya Savaşı’nı anlatan “Dışarıdaki Adam” oyununu sahneledi. Yönetmen Oleksandr Kovshun’un yalın sahne diliyle yorumladığı eser, savaş sonrası bireyin kahraman arayışını ele aldı. Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’ndeki oyun ayakta alkışlandı.