Yerel yönetimlerde eşbaşkanlık uygulaması, Sayıştay'ın denetim raporuyla yeniden gündeme geldi. Sayıştay Başkanlığı tarafından Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne ilişkin hazırlanan 2025 yılı denetim raporunun "Diğer Bulgular" bölümünde, "Yasal Dayanaktan Yoksun Eş Başkanlık Uygulaması Bulunması" başlığına yer verildi. Raporda, belediyenin internet sitesi, sosyal medya hesapları, duyuru ve reklam panolarında kullanılan eşbaşkanlık unvanları değerlendirildi.
SEÇİMLE KAZANILAN UNVAN VURGUSU
Raporda Anayasa'nın yerel yönetimlere ilişkin hükümleri ve seçim mevzuatına atıf yapılarak, seçimle kazanılan unvanın belediye başkanlığı olduğu belirtildi. Siyasi partilerde eş genel başkanlık uygulamasına yasal düzenlemelerle olanak tanındığı, ancak belediyelerde eşbaşkanlık için benzer bir yasal düzenlemenin bulunmadığı görüşü savunuldu. Sayıştay, bu nedenle uygulamadan vazgeçilmesini istedi.
İDARİ HİYERARŞİ UYARISI
Diyarbakır 3. İdare Mahkemesinin ilçe belediye meclislerince kabul edilen "Eş Başkanlar Çalışma Yönetmeliği" kararlarına ilişkin iptal gerekçelerine de yer verilen raporda, uygulamanın idari hiyerarşiyi bozabileceği ve idarenin bütünlüğü ilkesine aykırılık oluşturabileceği ileri sürüldü. Raporda ayrıca eşbaşkanlık sisteminin kadınların siyasi temsiline etkisi de değerlendirildi. Kadınların liderlik rollerinde güçlendirilmesinin eşbaşkanlık yoluyla değil, kadın belediye başkanlarının kendi liderlikleri üzerinden sağlanması gerektiği görüşüne yer verildi.
BELEDİYEDEN RAPORA YANIT
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ise rapora verdiği yanıtta, eşbaşkanlık uygulamasının kadınların yerel yönetimlerde temsilini güçlendirmeyi, dezavantajlı kesimlerin yönetime katılımını artırmayı ve demokratik katılım mekanizmalarını geliştirmeyi amaçladığını belirtti. Uygulamanın yerel seçim sürecinde kamuoyu tarafından bilindiği hatırlatılarak, seçmen iradesinin de bu yönetim anlayışı doğrultusunda oluştuğu ifade edildi.

"TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN YANSIMASI"
Belediye, eşbaşkanlık unvanının toplumsal cinsiyet eşitliği ve katılımcı demokrasi anlayışının bir yansıması olduğunu, uygulamanın demokratik temsil kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Resmi iş ve işlemlerde 5393 sayılı Belediye Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine uyulduğu ifade edilen yanıtta, belediye başkanlığına ilişkin yasal yetki ve sorumlulukların mevcut mevzuata uygun şekilde kullanılmaya devam edildiği belirtildi.