Diyarbakır’da yaşayan ve adının açıklanmasını istemeyen bir kişi, 10 yaşından bu yana resmi kimliği olmadan yaşam mücadelesi verdiğini belirtti. Yaklaşık 45 yıldır kimlik çıkarabilmek için çeşitli kurumlara başvurduğunu ifade eden şahsın açtığı dava, görevli yargı yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle usulden reddedildi.
İddiaya göre annesini küçük yaşta kaybeden ve babası tarafından nüfusa kaydettirilmeyen kişi, yıllar önce kendisine “haymatlos” statüsünde geçici bir yabancı kimlik verildiğini söyledi. Bu kimlikle farklı illerde çalıştığını ve hayatını sürdürdüğünü belirtti.
“Kimliksiz evlendim, 8 çocuk büyüttüm”

Resmi kimliği olmadan evlendiğini ve 8 çocuk sahibi olduğunu anlatan vatandaş, çocuklarının kimliklerinin anneleri üzerinden çıkarıldığını ifade etti. Kendisi için ise nüfus kaydının bugüne kadar yapılamadığını dile getirdi.
“Tek istediğim resmi kimliğime kavuşmak” diyen şahıs, kurumlar arasında yönlendirildiğini ve sürecin çözülemediğini savundu.
Mahkeme: Görevli yargı idari
Dosyaya bakan Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesi, nüfus kayıt işlemlerinin idari nitelikte olduğuna hükmetti. Kararda, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca doğum ve ölüm gibi kayıt işlemlerinin idarenin görev alanında olduğu belirtildi.
Mahkeme, davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verdi.
Şahıs, kararın ardından Diyarbakır İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’ne başvuracağını belirterek kimliğine kavuşmayı umut ettiğini söyledi.





