Bağlar Belediyesi, kadın dayanışmasını üretimle buluşturan anlamlı bir projeye ev sahipliği yapıyor. Kadın Politikaları Müdürlüğü bünyesindeki Bağ Evi’nde düzenlenen tasarım atölyesinde bir araya gelen kadınlar, hem meslek öğreniyor hem de diktiği her kıyafetle toplumsal bir zincirin halkası oluyor.

KADINLAR HEM ÖĞRENİYOR HEM ÜRETİYOR

Atölyede, 120 kursiyer haftanın beş günü iki grup halinde çalışmalarını sürdürüyor. Burada kadınlar sadece dikiş-nakış tekniklerini öğrenmiyor. Aynı zamanda birlikte üretmenin, kolektif emeğin gücünü ve dayanışmanın sıcaklığını deneyimliyor. Atölye, onlar için bir öğrenme ortamından çok, güçlenme ve paylaşım alanına dönüşüyor.

ÜRETİLEN KIYAFETLER DAYANIŞMA MAĞAZASINDA

Kadınların el emeği göz nuruyla diktiği kıyafetler, bir rafta satılmak için beklemek yerine doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Ürünler, belediyenin Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne bağlı Günışığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Mağazası’na gönderiliyor. Bu sayede, üreten kadınla ihtiyacı olan kadın arasında somut bir dayanışma köprüsü kuruluyor.

SOSYAL YARDIMDAN ÖTE BİR DAYANIŞMA MODELİ

Bu proje, klasik ‘sosyal yardım’ anlayışının çok ötesine geçiyor. Kadın emeğini görünür kılan, onu değerli kılan ve toplumsal faydaya dönüştüren bir model oluşturuyor. Yardım alan değil, dayanışan bir toplum fikrini hayata geçiriyor. Kadınlar, bu süreçte pasif bir alıcı veya verici değil, sistemin aktif özneleri haline geliyor.

EŞİTLİKÇİ YEREL YÖNETİM PRATİĞİ

Bağlar Belediyesi’nin katılımcı ve eşitlikçi yerel yönetim anlayışı, bu atölye ve dayanışma zinciriyle somut bir şekil alıyor. Proje, belediyenin kadınları güçlendirme politikasının canlı bir örneği olarak öne çıkıyor. Burada kazanılan her bir beceri ve paylaşılan her bir kıyafet, toplumsal barış ve refah için atılmış küçük ama anlamlı bir adımı temsil ediyor.