Diyarbakır'ın Çermik ilçesinde, nesilden nesile aktarılan bir geleneği yaşatan bir aile, Ramazan ayının coşkusunu mahallelerine taşıyor. Dede mesleği olarak bilinen davulculuk, mahalle sakinlerini sahura kaldırmak amacıyla icra ediliyor. Aile, bu geleneği sürdürerek hem müzik hem de sosyal etkileşim yaratıyor.
Davul Geleneği yaşatılıyor
Çermik ilçesindeki bu aile, yüzlerce yıllık bir geleneği temsil ediyor. Davul, yalnızca bir müzik aleti değil, aynı zamanda toplumsal bir rol üstleniyor. Ramazan ayı boyunca, 03.00 sularında uyanarak davullarını alan aile, sahura kalkıp hazırlıklarını yapan vatandaşlara eşlik ediyor. Bu sürecin sosyal yaşamda önemli bir yeri olduğunu belirten davulcu Yılmaz Karaman, "Babadan haber çıkmadan uyanılmazdı" diyerek geçmişin önemine vurgu yapıyor.
Davul çalmanın beraberinde getirdiği sadece uyanma olgusu değil, aynı zamanda mahalledeki insanları bir araya getiren bir etkinlik olma özelliği de taşıyor. Davul sesleri, insanları bağlayan, komşuluk ilişkilerini kuvvetlendiren bir araç haline geliyor. Herkesin birbirine selam verdiği, çocukların eğlendiği bu süreç, akrabalık bağlarının da güçlenmesine yardımcı oluyor. Yılmaz Karaman, "Bu yıllardır süregelen bir geleneğin parçası. Herkes birlikte sahura kalkıyor, sofralarda buluşuyor" diye konuştu.
Günümüzde her ne kadar modern iletişim araçları devreye girmiş olsa da, halay davulunun yeri her zaman özel kalıyor. Telefonlarla saatlerin bildirimleri, yerini eski geleneklere bırakmıyor. Yılmaz Karaman, bunun önemini vurgulayarak, "Bu gelenekler, telefonların olmadığı dönemde başlamış ve biz de onları yaşatmaya devam ediyoruz" diyor. Aile, sadece bir meslek olarak değil, aynı zamanda bir kültürel miras olarak bu geleneği sürdürerek yeni nesillere aktarmayı hedefliyor.