Diyarbakır'ın Hani ilçesinde, üç büyük medeniyetin izlerini taşıyan tarihi Hani Ulu Camii, kapsamlı bir restorasyonun ardından yeniden ibadete açıldı. Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden izler barındıran cami, özenli çalışmalar sonucu orijinal dokusuna kavuştu ve Berat Kandili'nde kapılarını cemaate açtı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı izlerini taşıyan Diyarbakır’ın Hani ilçesindeki Ulu Camii’nde, 2022 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları tamamlandı. Yeniden ayağa kaldırılan cami, Berat Kandili vesilesiyle cemaatiyle buluştu." denildi.
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen restorasyon çalışmaları, caminin gelecek nesillere sağlam bir şekilde aktarılmasını hedefledi. Bu kapsamlı yenileme, sadece fiziki bir onarım değil, aynı zamanda tarihe saygı duruşu niteliği taşıdı.
ÜÇ MEDENİYETİN İZİNİ TAŞIYAN MİMARİ
Hani Ulu Camii, Ayn-ı Kebir su kaynağının kuzeyinde, düzgün sarı kalker taşlarıyla inşa edildi. Dikdörtgen planı ve düz dam örtüsüyle döneminin tipik özelliklerini yansıtan yapı, ilçenin en önemli anıtları arasında yer alıyor. Kitabelerinden, 17. yüzyılda iki büyük onarım daha geçirdiği anlaşılan cami, asırlardır ibadethane olarak hizmet veriyor.
MODERN TEKNİKLE GELENEKSEL DOKU BULUŞTU
2022 yılı Kasım ayında başlayan restorasyonda, öncelik caminin yapısal güvenliğini sağlamaya verildi. Bu kapsamda, taşıyıcı duvarlara mesh uygulaması ve enjeksiyon çalışmaları yapıldı. Orijinal yapıya sonradan eklenen betonarme unsurlar kaldırılarak, caminin tarihi karakteri ön plana çıkarıldı.
AYRINTILI BİR YENİLENME SÜRECİ
Restorasyon, caminin tüm detaylarını kapsayan titiz bir yaklaşımla yürütüldü. Çatı ve halılar yenilenirken, ahşap mahfil aslına uygun şekilde tekrar inşa edildi. Elektrik tesisatı modern standartlara uyarlanarak yenilendi ve zemin, geleneksel taş döşeme ile kaplandı. Bu çalışmalar, ibadethanenin hem güvenli hem de estetik bir şekilde hizmet vermesini sağladı.