Diyarbakır

Diyarbakır'ın sırlarla dolu mekanı: Gelenler huzurla ayrılıyor

Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde yer alan ve gelenlerin manevi huzurla ayrıldığı mekan Ramazan ayını da dolu dolu geçiriyor.

Abone Ol

Hz. Zülküfil (a.s) Peygamberin türbesi, Türkiye’nin Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde yer almaktadır. Bu türbe, dağın zirvesinde konumlanmış olup, Zülküf Peygamber’in makamı olarak kabul edilmektedir. Eğil'e gelen ziyaretçilerin ilk uğrak yeri olan bu mekan, özellikle Erganililer için büyük bir öneme sahiptir. Zülküf Peygamber’in adı, kaynaklarda çeşitli şekillerde yer almaktadır. Bu isimlendirmeler arasında Zülküf, Zülküfül, Zülküfil, Zülkifil ve Zülfikar gibi farklı varyasyonlara rastlanmakta.

Zülküf Peygamber Dağı ismi nereden geliyor?

Eğil ilçesinde, Hz. Zülküf Peygamber'in anısına atıfta bulunarak bu dağa Zülküf Peygamber Dağı ya da Makam Dağı denilmektedir. Zülküf adı, ilçede yaşayan halk arasında oldukça yaygın bir isimdir. Zülküf Peygamber’in makamı, yerel halk ve ziyaretçiler için sadece dini bir mekan olmanın ötesinde, manevi bir simge haline gelmiştir. Bu türbe, uzun yıllar boyunca birçok medeniyetin ve devletin ilgisini çekmiş, manevi bir merkez olma özelliğini sürdürmüştür. Dağın tepesine konumlanması, onun ulaşılabilirliğini zorlu kılmasına rağmen, hem yerel halk hem de dışarıdan gelen ziyaretçiler tarafından yoğun bir şekilde ziyaret edilmektedir.

Osmanlı Döneminde ortaya çıktı

Zülküf Peygamber’in makamına dair bilgiler, Osmanlı dönemine ait çeşitli vakıf kayıtlarında da yer almaktadır. Örneğin, bu kayıtlara göre 1518 yılına tarihlenen eski bir mescit, bölgede önemli bir ibadet alanı olmuştur. Ancak, bu mescit 1926 yılında yetkili makamlar tarafından yıkılmış, içindeki değerli eşyalar ve kıymetli madenler, Diyarbakır Vakıflar İdaresi ile İstanbul’a gönderilmiştir. Ali Emiri Efendi’nin "Vilayat-ı Şarkkiyessi" adlı eserinde yer verdiği bilgiler, Zülküf Peygamber’in makamı ile ilgili önemli detaylar sunmaktadır. 1879 yılında Abidin Paşa ile Ergani’ye giden Ali Emiri, burada çok süslü Ergani Kalesi'nin anahtarını ve iki kıymetli şamdanı ziyaret etmiştir. Bu şamdanlardan birinin, 1252 yılında Melik Salih tarafından buraya hediye edildiği bilgisi, türbenin tarihi ve kültürel derinliğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Yeniden yapılandırıldı

Zülküf Peygamber makamında, 1958-1959 yıllarında Ergani Hayır Cemiyeti tarafından yeni bir mescit inşa edilmiştir. Bu yeni yapıya avlu ve balkonda eklenmiştir. Ziyaretçilerin ibadet etmesi için uygun bir mekan sağlamak amacıyla yapılan bu çalışmalar, bölgenin manevi yapısını güçlendirmiştir. Mescidin yanı sıra, burada bir kabristan da yer almaktadır. Kabrin, Zülküf Peygamber'e ait olduğu konusunda tartışmalar mevcut olup, bazı kaynaklar bu kabrin Zülküf’ün yardımcısı Abdullah’a ait olabileceğini belirtmektedir. Ancak bu konuda kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ziyaretçiler, kabristana saygı göstererek dua ederken, aynı zamanda türbenin ibaretine de önem vermektedirler.

iyarete gelenler huzur buluyor

Zülküf Peygamber Makamı, hem yerel halk hem de dışarıdan gelen misafirler için huzur arayan bir mekan olmuştur. Ziyaretçiler, burada dua etmek, adaklar sunmak ya da içsel huzur bulmak amacıyla sıklıkla bu türbeyi tercih etmektedir. Özellikle Huzur arayanlar için, dua etmek isteyenler, iş veya eğitim hayatındaki hedeflerine ulaşmak isteyenler gibi farklı amaçlarla buraya gelen birçok kişi bulunmaktadır. Ziyaretçilerin pek çoğu, çocuk sahibi olma niyetleriyle de buraya gelmekte ve dualarını etmektedir. Makam, piknik yapma imkanı sunarak farklı bir gün geçirmek isteyenler için de ideal bir mekan olmuştur. Yılın her ayında ziyaretçi akınına uğrayan makam, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında yoğun ziyaret edilmektedir.

Ziyaret edenlerin, makamı ve çevresini rahatsız etmemek kaydıyla burada güzel vakit geçirme imkanları bulunmaktadır. Ziyaretler genellikle Perşembe akşamı, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri yoğunlaşmaktadır. Ziyaretçilerin kabristanı ve türbeyi doğru bir şekilde ziyaret edebilmesi için mescit içerisinde bir hoca görevlendirilmiştir.

Bu hoca, hem ibadet süreçlerini yönetmekte hem de ziyaretçilerin manevi deneyimlerini daha anlamlı kılmaya çalışmaktadır. Böylece, Zülküf Peygamber Makamı sadece bir ibadet yeri değil, aynı zamanda manevi bir kürsü haline dönüşmektedir. Bu tür iman ve inanç dolu ziyaretler, insanlara psikolojik bir rahatlama ve huzur sunmaktadır.