Gündem

FP analizi: Trump’ın kırmızı çizgilerinin artık hiçbir anlamı yok

Fareed Zakaria, Trump yönetiminin İran politikasını “tutarsız ve blöfe dayalı” olarak niteledi; tehditler ve geri adımların güvenilirliği zedelediğini yazdı.

Abone Ol

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran politikasında sık kullandığı tehditler ve “kırmızı çizgiler”, kısa sürede geri adımlar ve çelişkilerle gündeme geliyor. CNN programcısı ve “Devrimler Çağı” kitabının yazarı Fareed Zakaria, Foreign Policy dergisinde yayımlanan analizinde, Trump yönetiminin dış politikasının blöf, doğaçlama ve teslimiyet ritüelleri üzerine kurulu olduğunu ve bunun İran karşısında sınırlarını ortaya koyduğunu belirtti.

Zakaria’ya göre, Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın 48 saat içinde açılmaması halinde İran’ın enerji altyapısını vurma tehdidi, Tahran’ın geri adım atmamasıyla karşılıksız kaldı. Trump’ın ise kısa süre içinde bu tehdidi ertelediğini açıklaması, Washington’un tutarlılığına ilişkin soru işaretlerini artırdı.

Obama dönemiyle karşılaştırma

Analizde, Barack Obama’nın Suriye’de kimyasal silah kullanımına karşı ilan ettiği “kırmızı çizgi” ve sonrasında askeri müdahaleden geri adım atması da hatırlatıldı. Bu karar, dönemin siyasetçileri tarafından sert şekilde eleştirilmişti.

Trump’ın o dönemde Obama’nın tutumunu “felaket” olarak nitelendirdiği; Cumhuriyetçi isimlerin de bunun ABD’nin küresel güvenilirliğine zarar verdiğini savunduğu aktarıldı. Ancak Zakaria, İran savaşı sürecinde yaşanan gelişmelerin, Obama’nın yaklaşımını “daha temkinli bir politika örneği” gibi gösterdiğini ifade etti.

Tutarsız mesajlar ve güven sorunu

Zakaria, Trump’ın son dönemde yaptığı açıklamalarda sık sık çelişkili ifadeler kullandığını belirtti. “Savaş neredeyse bitti” açıklamasının ardından aynı gün “yeterince kazanılmadığı” yönünde mesajlar verilmesi, müzakere çağrılarıyla eş zamanlı askeri tehditlerin sürmesi bu çelişkiler arasında gösterildi.

Analizde, Trump’ın bir yandan İran liderleriyle görüşmeye açık olduğunu söylemesi, diğer yandan bu liderlerin öldürüldüğünü ifade etmesi de dikkat çekici örnekler arasında yer aldı.

“Stratejik belirsizlik” tartışması

Trump’ın destekçileri bu yaklaşımı “stratejik esneklik” olarak savunurken, Zakaria bunun öngörülemez ve kısa vadeli kararlarla şekillenen bir politika olduğunu ileri sürdü. Politika değişimlerinin bazen ekonomik gelişmelere ya da siyasi tepkilere bağlı olarak hızla gerçekleştiği kaydedildi.

Trump’ın güçlü yönünün ani yön değişiklikleri olduğu, ancak bunun ABD’nin uzun yıllar içinde oluşturduğu uluslararası güvenilirliği aşındırdığı ifade edildi.

İran karşısında sınırlı etki

Analize göre, Trump yönetimi şimdiye kadar baskı ve ödül mekanizmasıyla hareket etti; ancak İran gibi bu kurallara uymayan bir aktör karşısında zorlanıyor. İran’ın zayıflamasına rağmen bölgesel ve küresel ekonomiye zarar verebilecek kapasitesini koruduğu ve bu nedenle çatışmayı sürdürmeyi tercih ettiği değerlendirildi.

Zakaria, mevcut tabloyu “Amerikan güvenilirliğinin aşındığı ve politikanın krizden krize savrulduğu bir süreç” olarak tanımladı.