Dünya

İranlı kadın futbolcular Avustralya'da mahsur kaldı!

İran Kadın Milli Futbol Takımı oyuncularının Asya Kupası’nda milli marşı okumayı reddetmeleri sonrası “vatana ihanet” suçlaması ve idam tehdidiyle karşı karşıya kaldıkları iddia edildi.

Abone Ol

İran Kadın Milli Futbol Takımı oyuncularının, Avustralya’da düzenlenen Asya Kadınlar Uluslar Kupası’nda milli marşı okumayı reddetmelerinin ardından ülkelerinde “vatana ihanet” suçlaması ve idam tehdidiyle karşı karşıya kaldıkları iddia edildi. Turnuvadan elenen takımın Avustralya’daki bir otelde kaldığı ve oyuncuların dış dünya ile iletişiminin kısıtlandığı öne sürüldü.

Turnuvada Güney Kore, Avustralya ve Filipinler’e yenilerek grup aşamasında elenen İran ekibi, ilk maçtaki protestoları nedeniyle siyasi tartışmaların odağına yerleşti.

Milli marş protestosu

Kriz, İranlı futbolcuların turnuvanın ilk maçında milli marşı okumayı reddetmesiyle başladı. Teknik direktör Merziye Caferi’nin marş sırasında gülümseyerek kameralara yansıması ve oyuncuların sessiz kalması, sosyal medyada rejim yanlısı hesaplar tarafından “ihanet” olarak nitelendirildi.

Haber kaynaklarına göre oyuncular ve ailelerine yönelik tehditlerin artmasının ardından takımın ikinci ve üçüncü maçlarda milli marşı okumak ve asker selamı vermek zorunda kaldığı ileri sürüldü.

“Otelde gözetim altındalar” iddiası

Turnuvadan elenmesine rağmen takımın İran’a dönmediği ve Avustralya’daki otellerinde sıkı gözetim altında tutulduğu iddia edildi. Bazı haberlerde, oyuncuların İran Devrim Muhafızları’yla bağlantılı olduğu öne sürülen kişiler tarafından izlendiği ve otelden çıkmalarına izin verilmediği belirtildi.

Futbolcu Naz Safavi’nin turnuva sırasında “Baskı altındayız, özgürce konuşmamız mümkün değil” dediği aktarıldı.

Avustralya’da sığınma çağrıları

Yaşanan gelişmeler Avustralya’da siyasi tartışmaya da yol açtı. Dünya Profesyonel Futbolcular Birliği (FIFPRO), Avustralya hükümetine başvurarak oyuncuların güvenliğinin sağlanmasını istedi.

Avustralya Parlamentosu’nda da konu gündeme geldi. Milletvekili Julian Leaser, hükümete çağrı yaparak İranlı futbolculara sığınma hakkı verilmesini talep etti.

Yaklaşık 50 bin kişinin imzaladığı bir dilekçede ise hayatı risk altında olabilecek hiçbir oyuncunun İran’a sınır dışı edilmemesi istendi.

“Vatana ihanet” suçlaması iddiası

Alman yayın kuruluşu DW’ye konuşan bağımsız gazeteci Ali Burnayi, futbolcuların eyleminin İran yasalarına göre “vatana ihanet” kapsamında değerlendirilebileceğini ve bu suçun idama kadar varan cezalar öngörebileceğini söyledi.

Öte yandan teknik direktör Merziye Caferi bir basın toplantısında “Ülkeme dönmek ve ailemle birlikte olmak istiyorum” dedi. Ancak bazı protestocular bu sözlerin baskı altında söylenmiş olabileceğini ileri sürdü.