Kobani Özerk Yönetimi, bugün yayımladığı yazılı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye Geçici Hükümeti arasında 29 Ocak'ta imzalanan anlaşmanın Kobani ve çevresinde uygulanmadığını bildirdi. Yönetim, bölgede kuşatma koşullarının sürdüğünü ve bazı köylerde sivillere yönelik hak ihlallerinin yaşandığını ifade etti.
Açıklamada, bölgeye yönelik saldırıların başlamasının üzerinden 50 günden fazla süre geçtiği hatırlatılarak, anlaşmaya rağmen Kobani ve çevresinde beklenen adımların atılmadığı belirtildi.
“Hizmetler engelleniyor, ihlaller yaşanıyor”
Kobani Yönetimi, internet kesintileri, giriş-çıkışların kısıtlanması ve yakıt geçişinin engellenmesi gibi uygulamaların devam ettiğini açıkladı. Açıklamada, geçiş hükümetine bağlı bazı askeri güçlerin Kobani’nin güneydoğusundaki bazı Kürt köylerinde sivillere yönelik kaçırma ve hak ihlallerinde bulunduğu iddia edildi.
Yönetim, anlaşmanın tüm maddelerinin uygulanmasına bağlı olduklarını belirterek Kobani kenti ve köyleri üzerindeki kuşatma ve engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, bölgenin idari, kültürel ve hukuki özelliklerine saygı gösterilmesinin Suriye’de barışın sağlanması ve savaşın yarattığı yıkımın giderilmesi açısından önemli olduğu ifade edildi.
“Bölge halkının iradesi göz ardı edilemez”
Açıklamada ayrıca, geçici hükümetin Kobani dışından bir kişiyi bölge sorumlusu olarak görevlendirmesinin anlaşma şartlarına ve bölge halkının iradesine aykırı olduğu savunuldu.
Kürt halkının yıllardır süren çatışmalar boyunca büyük bedeller ödediği belirtilen açıklamada, bölgenin özgün yapısına ve verilen mücadeleye saygı gösterilmesinin hükümetin sorumluluğu olduğu ifade edildi.
Baas politikaları uyarısı
Kobani Yönetimi, eski Baas rejimi politikalarının yeniden uygulanmasının ya da bölge halklarının iradesi dikkate alınmadan yeni bir düzen dayatılmasının sorunları çözmeyeceğini belirtti. Bu yaklaşımın anlaşmanın uygulanmasını zorlaştırabileceği ve olumsuz sonuçlara yol açabileceği ifade edildi.
Açıklamada, Suriye’nin yeniden inşasının tüm halk ve inanç gruplarının etkin katılımına dayanması gerektiği vurgulanarak, anlaşmanın gecikmeden uygulanması için garantör devletlerin de devreye girmesi çağrısında bulunuldu.





