Diyarbakır'ın Lice ilçesi sınırlarında yer alan ve tarih öncesi dönemlerden günümüze uzanan izler taşıyan Birkleyn Mağaraları bölgesinde yapılması planlanan maden faaliyetlerine mahkemeden önemli bir karar çıktı. Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi, Diyarbakır Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün 14 Haziran 2023 tarihinde verdiği "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir" kararını durdurdu.
MAHKEMEDEN EKOSİSTEM VURGUSU
Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu tarafından açılan davada mahkeme, bilirkişi raporlarını da dikkate alarak önemli bir karara imza attı. Mahkeme, projenin uygulanması halinde bölgedeki ekosistem, doğal yaşam, su kaynakları ve kültürel varlıklar üzerinde geri dönüşü olmayan zararlar oluşabileceğine dikkat çekti. Anayasa ile güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkının korunması amacıyla "ÇED gerekli değildir" kararının yürütmesi itiraz yolu kapalı olmak üzere kesin şekilde durduruldu.
"BURASI SIRADAN BİR ALAN DEĞİL"
Diyarbakır Barosu Çevre Komisyonu Başkanı Ahmet İnan, mahkeme kararının bölgenin korunması açısından önemli bir kazanım olduğunu söyledi. Birkleyn Mağaraları'nın Genç Neolitik dönemden itibaren yerleşim alanı olarak kullanıldığına dikkat çeken İnan, alanın birinci derece arkeolojik sit olmasına rağmen maden ruhsatlarına açılmasının büyük bir eksiklik olduğunu ifade etti. "Burası sadece bir mağara değil. İnsanlık tarihinin, doğanın ve jeolojik oluşumların izlerini taşıyan eşsiz bir alan. Buraya yönelik faaliyetlerin sadece bugünü değil, geleceği de etkileyecek sonuçları olabilir" dedi.
BİLİRKİŞİ RAPORU: DOĞAL VE KÜLTÜREL DEĞERLER ZARAR GÖREBİLİR
Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda, proje alanının korunması gereken kültürel miras niteliğinde olduğu, çevresinde önemli doğa alanlarının bulunduğu, yoğun orman dokusu, canlı yaşamı ve su varlıklarının tehdit altında kalabileceği belirtildi. Raporda yer alan değerlendirmeler doğrultusunda mahkeme, maden faaliyetinin kamu yararı ve çevrenin korunması ilkeleri açısından ciddi riskler oluşturabileceğine hükmetti.
"YENİ BİR GÖBEKLİTEPE OLABİLİR"
Birkleyn Mağaraları'nın henüz tam anlamıyla araştırılmadığını belirten İnan, bölgenin arkeolojik açıdan büyük bir potansiyel taşıdığını söyledi. "Burası çok sınırlı bir şekilde incelenmiş durumda. Mağaraların ve tünellerin ne kadar genişlediği, içerisinde hangi tarihi kalıntıları barındırdığı henüz tam olarak bilinmiyor. Belki burada yeni bir Göbeklitepe, yeni bir Karahantepe ortaya çıkabilecek bir potansiyel var" ifadelerini kullandı.
MİTOLOJİNİN İZLERİNİ TAŞIYOR
Diyarbakır Söz'deki habere göre Birkleyn Mağaraları, tarihsel ve kültürel değerinin yanı sıra mitolojik anlatılarıyla da biliniyor. Yörede, Büyük İskender'in ordusunun konakladığı, dünyanın başladığı ve bittiği, ölümsüzlük suyunun aktığı Dibni Çayı'nın bulunduğu yer olarak anlatılıyor. Bölge aynı zamanda jeolojik miras alanı olarak tescillenmiş durumda. Uluslararası doğa koruma kuruluşlarının dikkat çektiği alan, endemik bitki ve hayvan türleri açısından da zengin bir ekosisteme sahip.

"KORUMA ALANI GENİŞLETİLMELİ"
Mahkeme kararının ardından bölgenin gerçek değerinin ortaya çıkarılması için kapsamlı bir çalışma yapılması çağrısında bulunan İnan, yerel yönetimler, meslek örgütleri ve ilgili bakanlıkların birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. "Burası korunması gereken bir dünya mirasıdır. Bugün Birkleyn'i koruyamazsak yarın başka tarihi alanlar aynı tehditle karşı karşıya kalabilir. Buradaki gerçek potansiyelin ortaya çıkarılması için acilen bilimsel çalışmalar başlatılmalı" diye konuştu.