Van’da bir yurtta yaşamını yitiren Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmada, yurt yöneticileri hakkında soruşturma izni verilmemesi Van Barosu’nun tepkisine neden oldu.

Van’da bir yurtta hayatını kaybeden Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili yürütülen adli süreçte dikkat çeken bir karar alındı. Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebine rağmen, yurt yöneticileri hakkında soruşturma izni Van Valiliği İl İdare Kurulu tarafından reddedildi. Karar, hukuk çevrelerinde ve kamuoyunda tartışma yarattı.

Savcılığın talebine valilikten ret

Edinilen bilgilere göre, Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında yurt yönetiminin olası ihmal ve sorumluluğunun araştırılması amacıyla Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma izni talep edildi. Ancak bu talep, Van Valiliği İl İdare Kurulu tarafından kabul edilmedi.

Van Barosu: Cezasızlık algısı güçleniyor

Kararın ardından Van Barosu yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, yurt yönetiminin açık kusur ve ihmallerine rağmen soruşturma izni verilmemesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Baro, yaşam hakkı ihlali iddialarının bulunduğu dosyalarda devletin etkin, şeffaf ve tarafsız bir soruşturma yürütme yükümlülüğü olduğuna dikkat çekti.

“Yaşam hakkı devletin pozitif yükümlülüğüdür”

Van Barosu açıklamasında, özellikle kadın ölümlerinin her yönüyle aydınlatılmasının hukukun temel gereği olduğu ifade edildi. Soruşturma izni verilmemesi kararının, gerçeğin ortaya çıkarılmasını engellediği, kamu görevlilerinin sorumluluğunu görünmez kıldığı ve cezasızlık algısını derinleştirdiği belirtildi.

Hukuk güvenine vurgu

Açıklamada ayrıca, alınan kararın toplumun yargıya ve hukuk sistemine duyduğu güveni zedelediği kaydedildi. Kadın ölümlerinin münferit olaylar olarak ele alınamayacağı, yapısal bir sorun olduğu vurgulandı.

Sonuç: Yasal itiraz yolu kullanılacak

Van Barosu, yurt yöneticileri hakkında soruşturma izni verilmemesi kararına karşı yasal itirazda bulunacaklarını ve sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını duyurdu. Baro, yaşam hakkı ihlallerinin üzerinin örtülmesine karşı hukuki ve toplumsal mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini açıkladı.

Kaynak: diyarbakir.net