İran’da devam eden savaşın kadınlar üzerindeki etkileri derinleşiyor. Sağlık hizmetlerine erişimin kesintiye uğraması, özellikle hamile ve kronik hastalığı bulunan kadınlar için hayati risk oluşturuyor. Nujinha’ya konuşan kadınlar, sağlık merkezlerinin hizmet verememesi nedeniyle muayene ve tedavilere ulaşmakta zorlandıklarını aktardı.
Savaşın ilk günlerinde birçok şehirde jinekologlar ve sağlık merkezlerinin hizmet dışı kaldığı, hastanelerde ise yalnızca acil vakaların kabul edildiği belirtildi.
Hamile kadınlar en kırılgan grup
Hamile kadınların yaşadığı zorluklar dikkat çekti. Urmiye’de yaşayan sekiz aylık hamile bir kadın, doktoruna yalnızca telefonla ulaşabildiğini ve muayene olamadığını ifade etti.
Saldırılar nedeniyle yer değiştirmek zorunda kalan bazı kadınların erken doğum yaptığı, stres ve güvensizliğin gebelik sürecini olumsuz etkilediği aktarıldı.
Doğum sonrası riskler arttı
Uzmanlar, savaş koşullarının doğum sonrası süreçte de ciddi sağlık riskleri yarattığını belirtiyor. Enfeksiyon belirtilerine rağmen hastaneye gidemeyen kadınların, durumlarını gizlemek zorunda kaldığı ifade edildi.
Kadınların sağlık hizmetlerine ulaşamaması, hem annenin hem de yeni doğan bebeğin yaşamını tehdit eden sonuçlara yol açıyor.
İlaç ve hijyen ürünlerine erişim zorlaştı
Savaşın etkisiyle ilaç kıtlığı ve yüksek maliyetler de kadın sağlığını olumsuz etkiliyor. Özellikle meme kanseri gibi hastalıklarda gerekli ilaçların temininde ciddi sorunlar yaşandığı belirtildi.
Ayrıca hijyen ürünlerine erişimin zorlaşması ve fiyatların artması, kadınların günlük sağlık ihtiyaçlarını karşılamasını güçleştiriyor.
Stres ve belirsizlik etkisi
Savaşın yarattığı yoğun stresin kadınların fiziksel ve psikolojik sağlığını etkilediği kaydedildi. Regl düzensizlikleri, anne sütünde azalma ve doğum sonrası depresyon gibi sorunların arttığı ifade edildi.
Uzmanlar, mevcut koşulların devam etmesi halinde kadın sağlığı üzerindeki etkilerin daha da ağırlaşabileceği uyarısında bulunuyor.