CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır’da yaptığı açıklamada Türkiye’nin demokrasi, yargı ve yoksulluk ekseninde derin bir kriz yaşadığını belirterek, emekli maaşları ve Kürt meselesine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır’da düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik tabloya ilişkin sert eleştiriler yöneltti. Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde konuşan Tanrıkulu, ülkede uzun süredir ağır bir demokrasi ve insan hakları krizi yaşandığını ifade etti.

“Demokratik siyaset büyük baskı altında”

Türkiye’de yargı sisteminin ciddi sorunlar ürettiğini savunan Tanrıkulu, demokratik siyasetin her geçen gün daha fazla baskı altına alındığını dile getirdi. İnsan hakları ihlallerinin geçmişle kıyaslandığında daha görünür hale geldiğini belirten Tanrıkulu, toplumun tüm kesimlerinin bu tablodan olumsuz etkilendiğini söyledi.

Emekli maaşlarına sert eleştiri

Ekonomik krizin en ağır faturasının emeklilere kesildiğini ifade eden Tanrıkulu, en düşük emekli maaşının kabul edilemez seviyede olduğunu vurguladı. Açlık ve yoksulluk sınırlarına dikkat çeken Tanrıkulu, “Yaklaşık 5 milyon emeklinin 20 bin liraya mahkûm edilmesi, onları insanca yaşamdan koparmaktır” dedi. CHP olarak en düşük emekli aylığının asgari ücrete eşitlenmesini savunduklarını hatırlattı.

Suriye mesajı: “Çoğulcu ve demokratik bir yapı kurulmalı”

Suriye’de yaşanan gelişmelere de değinen Tanrıkulu, bölgedeki tüm kimlik ve inançların ortak iradesine dayalı demokratik bir düzenin inşa edilmesi gerektiğini söyledi. Kürtlerin, IŞİD’e karşı mücadelede ağır bedeller ödediğini belirten Tanrıkulu, yeni çatışmaların ve operasyonların bu yaraları daha da derinleştirdiğini ifade etti.

“Kürtlerle ciddi bir duygusal kopuş yaşanıyor”

AK Parti’nin kullandığı dil ve izlediği politikaların Kürtlerle derin kırılmalara yol açtığını savunan Tanrıkulu, bu durumun yalnızca bölgeyle sınırlı kalmadığını, Türkiye’nin dört bir yanında hissedildiğini dile getirdi. Siyasi söylemlerin toplumsal duygular üzerindeki etkisinin iyi hesaplanması gerektiğini vurguladı.

Kaynak: ANKA