ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Türkiye’de Kürt meselesinin çözümüne yönelik yürütülen sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. The Amargi’den Sinan Tunçdemir’in haberine göre Barrack, kırk yılı aşkın süredir devam eden çatışmanın çözümü için başlatılan girişimleri “anlamlı bir adım” olarak değerlendirdi.
Barrack, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın başta olmak üzere üst düzey yetkililerin, Abdullah Öcalan ve Kürt siyasi hareketiyle diyalog kurma çabalarını takdir ettiğini ifade etti. “Hayranlık duyuyorum. Bu, 40 yıllık bir karmaşa sorunu” diyen Barrack, devletin müzakereleri sürdürme konusunda özgüven gösterdiğini belirtti. Sürecin uzun soluklu olacağını da vurguladı.
Bölgesel bağlam vurgusu
Numedya24’te yer alan habere göre Barrack, süreci daha geniş bir bölgesel fırsatın parçası olarak değerlendirdi. Kürt nüfusunun dört ülkeye yayıldığını hatırlatan Barrack, bu sürecin söz konusu ülkeleri ortak bir gelecek etrafında bir araya getirebileceği umudunu dile getirdi.
Barrack, Kürtlerin yaşadığı sorunları “dört ülke arasındaki yanlış anlamalar” olarak nitelendirirken, barış çabasının Kürtlerin kendi geleceklerini belirleyebilmesi için bir fırsat sunduğunu söyledi.
Suriye süreci “olumlu”
Barrack, Türkiye’deki sürecin başarı ihtimaline ilişkin “Kürtler için umutluyum” değerlendirmesinde bulundu. Suriye’de Suriye Demokratik Güçleri ile Şam yönetimi arasında yürütülen entegrasyon adımlarını da “teşvik edici bir model” olarak nitelendirdi.
“Karşıt konumdan yeniden aynı hizaya gelmek zor, ama bunu iyi yapıyorlar” diyen Barrack, çatışmadan iş birliğine geçiş sürecinin zorluklarına rağmen olumlu ilerlediğini ifade etti.
Epstein iddialarına yanıt
Barrack, ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı ve Jeffrey Epstein ile en az 2016 yılına kadar iletişimde olduğunu gösterdiği belirtilen belgelere ilişkin soruları da yanıtladı. New York’ta düzenlenen “Breath of Freedom” görev gücü lansmanında konuşan Barrack, Epstein’ı bazı isimlerle tanıştırdığı iddialarını reddetti.
1980’lerde iş dünyasında birçok kişinin Epstein ile temas halinde olduğunu belirten Barrack, ilişkilerin sınırlı olduğunu savundu. Epstein’ın uluslararası bağlantılarına ilişkin dönemin algısına değinen Barrack, gücünü İsrail’le kurduğu ilişkilerden aldığı yönünde değerlendirmeler yapıldığını ifade etti. Epstein ile görüşmelerine dair bazı iddialara ise yanıt vermedi.