Diyarbakır'da eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte binlerce öğrenci ve veli için yeni bir dönem start aldı. Memorial Diyarbakır Hastanesi Psikoloji Bölümü'nden Uzm. Psikolog Tülinay Seçkin, özellikle okula yeni başlayan çocukların yaşadığı uyum sürecine dair önemli değerlendirmelerde bulunarak, ailelerin bu kritik dönemde nasıl bir yol izlemesi gerektiğini detaylandırdı. Okulun ilk günlerinin hem çocuklar hem de ebeveynler için heyecan verici olduğu kadar, kaygı düzeyinin de yükselebileceği bir süreç olduğunu vurgulayan Seçkin, adaptasyonun sağlıklı bir şekilde tamamlanması için sabırlı olunması gerektiğinin altını çizdi.
Çocukların kaygılarını anlamak ve doğru iletişim kurmak
Uzm. Psikolog Tülinay Seçkin, çocukların okula başlarken yaşadığı endişelerin oldukça doğal olduğunu belirterek, ailelerin bu noktada kuracakları cümlelerin önemine dikkat çekti. Seçkin, "Çocuklara 'Sen artık büyüdün, okula başlayacaksın' gibi baskılayıcı ifadeler yerine, 'Okula başlamak seni endişelendiriyor olabilir, gel bu kaygıların üzerine konuşalım' diyerek onları rahatlatacak bir dil kullanmalıyız" dedi. Özellikle tatil döneminden okul düzenine geçişte, uyku ve yemek saatlerinin kademeli olarak okula uygun hale getirilmesinin adaptasyonu kolaylaştıracağını ifade eden Seçkin, okul öncesi yapılan okul gezileri ve öğretmenle tanışma etkinliklerinin çocuğun güven duygusunu pekiştirdiğini belirtti.
Belirsizlikleri ortadan kaldırarak güven inşa etmek
Okul uyum sürecinde çocukların en çok 'Beni kim bırakacak, okuldan kim alacak?' gibi sorularla belirsizlik yaşadığını kaydeden Seçkin, bu durumun kaygıyı tetiklediğini ifade etti. Uzm. Psikolog Seçkin, "Çocuğun servise biniş saatinden, okuldan döndüğünde evde kendisini kimin karşılayacağına kadar tüm detayları bilmesi, belirsizlikleri azaltarak kaygıyı hafifletecektir. Ayrıca çocuklardan ilk günden yüksek performans beklemek yerine, onların bu yeni ortama alışmalarına zaman tanımak gerekir. Özellikle akranlarıyla kıyaslama yapmak, çocuğun özgüvenini zedeleyebilir ve okuldan soğumasına neden olabilir" şeklinde konuştu.
Vedaları kısa tutmak ve duyguları paylaşmak
Okul kapısındaki vedaların süreci dramatikleştirmemesi gerektiğini vurgulayan Seçkin, vedaların mümkün olduğunca kısa ve net tutulmasını önerdi. Uzm. Psikolog Tülinay Seçkin, "Vedaları ne kadar uzatırsanız, çocuğun ayrılık kaygısı o kadar artabilir. Bunun yerine çocuğun duygularını anladığınızı hissettiren, 'Şu an kaygılı olduğunu görüyorum, bu çok normal' diyen destekleyici bir yaklaşım sergilemek, çocuğun duygularını yönetmesine yardımcı olur. Anaokulundan ilkokula geçiş yapan çocuklarda oyun odaklı ortamdan akademik ortama geçişin yarattığı farklılıkları da göz önünde bulundurarak, ailelerin bu süreçte daha sabırlı ve açıklayıcı bir tutum sergilemesi, okul başarısını ve sosyal uyumu doğrudan olumlu etkileyecektir" diyerek sözlerini tamamladı.