Muğla'nın Bodrum ilçesinde 28 Haziran 2026'da meydana gelen trafik kazası, geride kanayan bir yara ve bitmeyen soru işaretleri bıraktı. Taksi ile motosikletin çarpışması sonucu motosiklet sürücüsü Murat Yüp (52) ve arkasında yolcu olarak bulunan Diyarbakırlı eczacı Gülistan Variş (30) hayatını kaybetti. Ancak aile için acı, adli sürecin aldığı yönle birlikte yerini büyük bir öfke ve hayal kırıklığına bıraktı.
TUTUKLAMA 27 GÜN SONRA EV HAPSİNE DÖNDÜ
Kazanın ardından tutuklanan taksi şoförü, yalnızca 27 gün sonra ev hapsi kararıyla serbest bırakıldı. Aile bu karara adeta yıkıldı. Kaza sonrası henüz otopsi raporu dahi çıkmamış, bilirkişi incelemesi tamamlanmamıştı. Ailenin ifadesine göre, davanın hakim ve savcısının adli tatilde olması da sürecin sağlıklı işlemesi konusundaki endişeleri daha da artırdı. Gerekli deliller toplanmadan verilen ev hapsi kararı, aile tarafından "adaletsizlik" olarak nitelendiriliyor.

ANNENİN FERYADI: HAKKIMI HELAL ETMİYORUM
Eczacı kızı Gülistan Variş'i kaybeden acılı anne Zekiye Variş, yaşadığı tarifsiz acıyı ve adalet arayışını yürek burkan bir çıkışla dile getirdi. "Ben kızımı kaybettim. Hayatım o gün durdu ama kızımın ölümüne neden olan taksi şoförü cezaevinden çıktı. Benim acım hiç bitmedi, fakat o özgürlüğüne kavuştu. Bir anne olarak hakkımı helal etmiyorum" sözleriyle isyan etti. Anne, adaletin yalnızca dosyalarda değil vicdanlarda da yer alması gerektiğini vurgulayarak yetkililere seslendi.

AİLEDEN 'MÜDAHALE' İDDİASI
Kazanın ardından yürütülen yargı sürecinden umutsuzluğa düşen aile, karanlık bir iddiayı da gündeme getirdi. Gülistan Variş'in yakınları, taksi şoförünün kısa sürede ev hapsine çevrilmesinde dış faktörlerin müdahalesi olabileceğinden şüphelendiklerini belirtti. Avukatları aracılığıyla karara itiraz ettiklerini ancak kamuoyu desteğinin bu noktada çok kritik olduğunu ifade eden aile, seslerini duyurmak için duyarlı herkesten yardım beklediklerini söyledi.
'DELİLLER HENÜZ TOPLANMADI'
Gülistan Variş'in ailesinin avukatı Mehmet Yalçın ise soruşturma dosyasında kamu vicdanını derinden yaralayan bir gelişme yaşandığını belirterek, “Kazaya ilişkin Adli Tıp raporu henüz düzenlenmemiş, trafik bilirkişi raporu henüz sunulmamış , olayın tüm delilleri toplanmamış ve tarafımızca sunulan 5 sayfalık delil toplama dilekçesi dahi işleme alınmamışken, şüpheli taksi sürücüsünün 27 gün gibi kısa bir süre içinde tahliye edilmesi kabul edilemez. Tarafımızca ve dosya savcısı tarafından bu karara itiraz edilirken, bu itirazlar fazla incelenmeden hemen reddedilmiştir. Oysa kusur durumunun henüz kesinleşmediği, teknik raporların beklenmediği ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmadığı bir aşamada Sulh Ceza Hakimliğince verilen tahliye kararı kamu vicdanını yaralamaktadır. Bizim beklentimiz peşin mahkumiyet değil, eksiksiz bir soruşturma, bütün deliller toplandıktan sonra adil ve hukuka uygun olarak verilecek bir karardır. Gülistan Variş için sonuna kadar mücadele edeceğiz, kamuoyunun bu davayı sonuna kadar takip edeceğine inancımız tamdır. ” açıklamasını yaptı.