1 Eylül Dünya Barış Günü'nde Diyarbakır'dan anlamlı bir mesaj geldi. Hasenan Aşireti Derneği Başkanı ve bölgenin barış elçisi olarak tanınan Hasan Arslan, barış sürecinin önemine dikkat çekerek, toplumun her kesimine seslendi. Arslan, barışın kalıcı olabilmesi için halkların bu bilinci günlük yaşamlarına taşıması gerektiğini vurguladı.
BARİŞ SADECE SİYASETÇİLERİN SORUMLULUĞU DEĞİL
Hasan Arslan, barışın yalnızca siyasi bir süreç olmaktan öte, toplumsal bir dönüşüm olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu topraklarda barışın hâkim olması yalnızca siyasilerin, yöneticilerin veya kurumların sorumluluğunda değildir. Barışın gerçek anlamda kalıcı olabilmesi için halkın da bu sürecin önemini kavraması ve günlük yaşamından başlayarak barış kültürünü yaşatması gerekiyor."
'MESELE TOPYEKÛN BİR BARİŞ BİLİNCİ'
Arslan, bölgede hâlâ kan davaları, toplumsal ayrışmalar ve çatışmalar yaşanıyorsa, bunun üzerinde düşünülmesi gerektiğini söyledi. "Mesele yalnızca siyasi boyutta bir sürecin yürütülmesi değildir. Asıl mesele, halklarımızın barışı sahiplenmesi ve topyekûn bir barış bilincinin oluşmasıdır" diyerek sözlerini sürdürdü.
'GELECEĞİMİZİ KAN DEĞİL, BARIŞ YAZMALI'
Farklılıkların ayrışma sebebi değil, birlikte yaşamanın bir parçası olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Arslan, "Barışın dili toplumun her kesiminde güçlenmeli, kardeşlik anlayışı günlük hayatımızın bir parçası haline gelmelidir. Geleceğimizi kan değil, barış ve kardeşlik yazmalıdır" dedi.
BARIŞ MÜCADELESİ SÜRECEK
Hasan Arslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bölgede barışın kalıcı şekilde tesis edilmesi ve halklarımızın huzur içerisinde yaşaması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu vesileyle 1 Eylül Dünya Barış Günü'nü kutluyor; ülkemize, bölgemize ve tüm halklarımıza barış ve kardeşlik diliyorum." Arslan'ın bu çağrısı, bölgede barış ve kardeşlik umudunu yeniden tazeleyen bir mesaj olarak değerlendirildi.