Diyarbakır Barosu, 29 Haziran 1925'te Diyarbakır'da idam edilen Şeyh Said ve 46 arkadaşının mezar yerlerinin 101 yıldır açıklanmamasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Baro, bugüne kadar çeşitli kurum ve kişiler tarafından yapılan başvurulara rağmen herhangi bir ilerleme sağlanamadığını, açılan davaların da reddedildiğini belirtti. Açıklamada, bu durumun insani ve hukuki bir sorun olarak devam ettiği vurgulandı.
Baro, Said-i Kürdi ve Seyit Rıza gibi toplum nezdinde büyük saygı gören âlimlerin de mezar yerlerinin açıklanmadığına dikkat çekti. 1990'lı yıllarda yaşanan binlerce faili meçhul cinayet ve kimliği belirlenemeyen toplu mezarların da aynı trajik zincirin halkaları olduğu ifade edilen açıklamada, bu karanlık sayfaların aydınlatılmasının hakikatle yüzleşmenin ve gerçek bir toplumsal barışın kurulmasının ön koşulu olduğu kaydedildi.
GEÇMİŞLE YÜZLEŞMENİN ZAMANI
Diyarbakır Barosu, Türkiye'de devam eden diyalog ve normalleşme sürecinin anlamlı olabilmesi için geçmişle yüzleşmeye dair samimi adımlar atılması gerektiğini belirtti. Açıklamada, bu adımlardan birinin başta Şeyh Said olmak üzere halkın hafızasında derin izler bırakmış kişilerin mezar yerlerinin açıklanması ve ailelerinin bu konuda bilgilendirilmesi olduğu vurgulandı.
Baro, yas tutmak, vedalaşmak ve yaşamını yitirenlerin mezarına ulaşmanın evrensel ve insani bir hak olduğuna dikkat çekti. Bu hakkın yalnızca insan onurunun değil, aynı zamanda barışçıl bir toplumsal yaşamın temel taşlarından biri olduğu ifade edildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına da atıfta bulunulan açıklamada, ailelerin kaybettikleri yakınlarının akıbetini bilme ve onları uygun şekilde defnetme hakkının, devletin yerine getirmekle yükümlü olduğu temel yükümlülüklerden olduğu hatırlatıldı.
BARODAN YETKİLİLERE ÇAĞRI
Diyarbakır Barosu, tarihsel, hukuki ve insani sorumluluğunun gereği olarak yetkililere iki temel çağrıda bulundu. Baro, Şeyh Said ve birlikte idam edilenlerin mezar yerlerinin açıklanmasını talep ederken, toplumsal barışın ve geçmişle yüzleşmenin önünü açacak şekilde şeffaf, hesap verebilir ve sonuç odaklı bir tutum sergilenmesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, bugüne kadar konuyla ilgili yapılan tüm başvuruların sonuçsuz kaldığı ve açılan davaların reddedildiği hatırlatılarak, bu durumun mağdur aileler ve toplum nezdinde yaraların kapanmasını engellediği ifade edildi. Baro, yetkilileri bu insani ve hukuki soruna kalıcı bir çözüm bulmaya davet etti.

TARİHİ SORUMLULUK VURGUSU
Diyarbakır Barosu'nun açıklamasında, tarihsel sorumluluğun altı çizildi. Baro, geçmişte yaşanan acı olayların aydınlatılması ve toplumsal hafızanın doğru bir şekilde inşa edilmesi için kurumlara önemli görevler düştüğünü belirtti. Açıklamada, özellikle hukuk kurumlarının bu süreçte aktif rol alması gerektiği vurgulandı.
Şeyh Said ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanmamasının, sadece bir aile meselesi olmadığı, toplumun geniş kesimlerini derinden etkileyen bir vicdan ve adalet sorunu olduğu ifade edildi. Baro, bu sorunun çözümünün, toplumsal barışın tesis edilmesi yolunda atılacak önemli adımlardan biri olacağını belirtti.