Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) öncülüğünde, şehrin kırsal kesimindeki beş ilçede kadınların geleneksel peynir üretim kapasitelerini artırmak ve ekonomik hayata katılımlarını güçlendirmek amacıyla hazırlanan kapsamlı proje, Depremden Etkilenen Bölgelerde Yerel Kamu Hizmetleri için Katılımcı, Kapsayıcı ve Yeşil İyileştirme Projesi (PACE) kapsamında hibe desteği almaya hak kazandı. Bu önemli girişim, deprem sonrası bölgedeki sivil yaşamın yeniden inşası ve yerel ekonominin canlandırılması noktasında kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
PACE programı ile yerel kalkınma hedefi
Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu (GIZ) Türkiye tarafından yürütülen PACE programı, depremden etkilenen 11 ilde yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası destek kuruluşları arasında güçlü ortaklıklar kurulmasını teşvik ediyor. Avrupa Birliği ve Alman Federal Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanlığı (BMZ) tarafından ortaklaşa finanse edilen bu program, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda yürütülüyor. Diyarbakır'da hayata geçirilen "Yerel İş Birliği Modeliyle Kadınların Öncülüğünde Sürdürülebilir Süt Üretimi" projesi ise DTSO, Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği (GABB), Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Silvan, Kulp, Dicle, Hani ve Eğil belediyeleri ile Key Ma Kadın Kooperatifi'nin ortaklaşa yürüttüğü bir model olarak öne çıkıyor.
125 kadın üreticiye doğrudan destek
Bir yıl boyunca uygulanacak olan proje, beş kırsal ilçede toplam 125 peynir üreticisi kadını doğrudan desteklemeyi hedefliyor. Saha araştırmalarıyla belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda, küçükbaş hayvancılıkla uğraşan kadınlara süt sağımı ve toplama süreçlerinde kullanacakları modern ekipmanlar sağlanacak. Bu destek, özellikle kentteki salamura peynirlerin tamamını ve örgü peynirinin yarısını üreten ailelerin emeklerini görünür kılmayı ve üretim şartlarını iyileştirmeyi amaçlıyor. Kadınların kooperatifleşme süreçlerinin güçlendirilmesi, projenin en temel yapı taşlarından birini oluşturuyor.
Kültürel miras ve tescil çalışmaları
Projenin bir diğer önemli ayağı ise Diyarbakır’ın zengin gastronomi kültürünü korumak üzerine kurulu. Tescilli Diyarbakır örgü peynirinin yanı sıra, kentte geleneksel yöntemlerle üretilen ancak zamanla unutulmaya yüz tutmuş beş farklı süt ürününün tescillenmesi için çalışmalar başlatılacak. Kırsal ilçelerdeki kadınların bilgi ve deneyimlerinden faydalanılarak, bu kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması sağlanacak. Üretilen peynirlerin belirli kalite standartlarında, uygun ambalajlarla pazara sunulması, ürünlerin katma değerini artıracak.
Pazarlama ve sürdürülebilir ekonomi
Üretilen geleneksel peynirlerin ekonomik bir değere dönüşmesi için satış ve pazarlama faaliyetleri de projenin kapsamına dahil edildi. Yerel pazarlara erişimin güçlendirilmesinin ardından, farklı bölgelere açılabilecek tedarik modelleri geliştirilecek. Teknik eğitimler ve kapasite geliştirme çalışmaları ise Gastro İnovasyon Merkezi bünyesinde yürütülecek. Almanya’nın Türkiye Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg ve GIZ Türkiye Direktörü Robert Künne’nin Diyarbakır ziyaretiyle başlayan süreç, merkezin teknik altyapısının incelenmesiyle somut bir aşamaya taşındı. Bu proje, kırsal kalkınmanın kadın eliyle nasıl sürdürülebilir bir modele dönüşebileceğinin en somut örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.