Diyarbakir.Net | Diyarbakır | Diyarbakır’da manda yetiştiriciliğine embriyo transferi desteği

Diyarbakır’da manda yetiştiriciliğine embriyo transferi desteği

Dicle Üniversitesinin çiftliklerinde İtalyan kökenli mandalarla birlikte Karacadağ’ın Zom koyunları da yetiştiriliyor. Çalışmalar, bölge hayvancılığına katkı sunmayı amaçlıyor.

Dicle Üniversitesinin çiftliklerinde İtalyan kökenli mandalarla birlikte Karacadağ’ın Zom koyunları da yetiştiriliyor. Çalışmalar, bölge hayvancılığına katkı sunmayı amaçlıyor.

Diyarbakır’da manda yetiştiriciliğine embriyo transferi desteği

Diyarbakır’daki üniversite çiftliklerinde yetiştirilen İtalyan kökenli mandalar, bölgedeki hayvancılığın geliştirilmesine yönelik çalışmanın merkezinde yer alıyor. Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi, embriyo transferiyle elde edilen yavruları yetiştirerek yüksek verim potansiyeline sahip damızlık hayvanları üreticilere ulaştırmayı amaçlıyor.

Çalışmanın hedefi yalnızca üniversite bünyesindeki hayvan sayısını artırmak değil. Bölgenin iklim ve yetiştiricilik koşullarına uyum sağlayabilecek damızlıkların çoğaltılmasıyla Diyarbakır ve çevresindeki manda yetiştiriciliğine katkı sunulması planlanıyor.

Embriyo taşıyıcı anneye aktarılıyor

Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Ferit Özmen, genetik ıslah çalışmalarında suni tohumlama ve embriyo transferinden yararlanıldığını belirtti.

Embriyo transferinde, üstün genetik özelliklere sahip dişi hayvanlardan elde edilen embriyolar uygun taşıyıcı annelere aktarılıyor. Özmen’e göre bu yöntem, daha karmaşık ve maliyetli olmakla birlikte genetik ilerlemenin daha kısa sürede sağlanmasına imkân verebiliyor.

Üniversite bünyesinde her iki yöntemle elde edilen yavruların bulunduğunu aktaran Özmen, hedeflerinin bölge koşullarına uyum sağlayabilecek, yüksek verim potansiyelli damızlık materyali yetiştiricilere ulaştırmak olduğunu söyledi.

Manda sütünün değeri kaymak ve peynirde ortaya çıkıyor

Özmen, mandaların kaba yemlerden yararlanabilmesi ve sulak alanları değerlendirebilmesi bakımından önemli bir yetiştiricilik alanı oluşturduğunu ifade etti.

Manda sütünün yüksek yağ ve kuru madde oranı, yoğurt, kaymak ve peynir üretiminde kullanılmasını değerli kılıyor. Ancak Özmen, artan üretim maliyetleriyle gelir arasındaki dengenin bozulmasının geçmişte manda yetiştiriciliğinin ekonomik cazibesini azalttığına dikkat çekti.

Bu nedenle verimliliği artırmaya yönelik çalışmalar, özellikle manda yetiştiriciliğini geleneksel geçim kaynağı olarak sürdüren kırsal haneler açısından önem taşıyor.

Çiftlikte damızlık gen merkezi hedefi

Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sadık Yayla, Diyarbakır’ın hayvancılık potansiyelini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Çiftliğin aynı zamanda damızlık gen merkezi olarak faaliyet gösterdiğini aktaran Yayla, İtalyan kökenli mandaların verim özelliklerinden yararlanmayı hedeflediklerini söyledi.

Yayla, üniversite yönetiminin desteğiyle hayvan çiftliklerinin modernize edildiğini ve hayvanlar için uygun yaşam alanlarına dönüştürüldüğünü de ifade etti.

Karacadağ’ın Zom koyunları da aynı çiftliklerde

Çiftliklerde manda çalışmalarının yanında, Karacadağ ve çevresiyle özdeşleşen Zom koyunları da yetiştiriliyor.

Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Romedi Çelik, Zom koyununun bölgenin doğal koşullarına uyum sağlamış yerel bir koyun tipi olduğunu belirtti. Uzun yıllar boyunca kapalı sürüler hâlinde yetiştirilmesinin, yerel iklim ve yetiştiricilik koşullarına uygun özellikler kazanmasında etkili olduğunu anlattı.

Çelik’in değerlendirmesine göre dayanıklılık, yaşama gücü ve et-süt verim özellikleri, yetiştiricilerin Zom koyununu damızlık olarak tercih etmesinde rol oynuyor.

Üniversitedeki çalışmalar, bir yandan manda yetiştiriciliğinde genetik ilerlemeyi hedeflerken diğer yandan bölge koşullarına uyum sağlamış yerel hayvan varlığını da üretimin içinde tutuyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız