Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler (UCLG) Dünya Kongresi, Fas'ın Tanca kentinde devam ediyor. Dünyanın dört bir yanından yerel ve bölgesel yönetim temsilcilerinin katıldığı "Gündelik Yaşamın Temel İhtiyaçları İçin Kuşaklararası İttifak" başlıklı oturumda, kentlerin sosyal politika alanındaki ortak çözüm arayışları masaya yatırıldı. Oturumun ilk bölümünde konut hakkı ve iklim krizinin yarattığı kırılganlıklar ele alınırken, ikinci bölümde ise konut, bakım, gıda, sağlık ve kültür gibi temel ihtiyaçlar insan onuru ve toplumsal eşitlik perspektifiyle yeniden değerlendirildi.
KENTLER DEMOKRASİNİN KURUCU AKTÖRLERİ OLARAK TARTIŞILDI
Siyasi liderler, sivil toplum temsilcileri ve uluslararası paydaşların bir araya geldiği oturumda, yerel yönetimlerin hak temelli yaklaşımlarla temel hizmetlere erişimi nasıl güçlendirebileceği üzerine yoğun bir fikir alışverişi yaşandı. Katılımcılar, dayanışma ve refah ekseninde yeni bir toplumsal sözleşmenin inşasına katkı sunacak ortak politika perspektiflerini geliştirme konusunda fikir birliğine vardı. Kentlerin yalnızca hizmet sunan idari yapılar değil, aynı zamanda sosyal adaletin ve kapsayıcı demokrasinin kurucu aktörleri olarak rollerinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
SERRA BUCAK: DEMOKRASİ MÜCADELESİ NESİLDEN NESİLE AKTARILMALI
Oturumda söz alan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, kuşaklar arası aktarımın sadece kültürel mirasla sınırlı olmadığının altını çizdi. Demokrasi, eşitlik ve barış mücadelesinin de nesilden nesile taşınması gerektiğini belirten Bucak, konuşmasına Diyarbakır'ın kadim tarihine vurgu yaparak başladı. 12 bin yıllık bir geçmişe sahip olan kentin, 7 bin yıldır ayakta kalan UNESCO mirası Surlarıyla bir açık hava müzesi olduğunu ifade etti. Diyarbakır'ın Avrupalı, Ortadoğulu ve Mezopotamyalı kimliklerinin kesişim noktasında yer aldığını, bu nedenle çatışma ve savaşın hiç eksik olmadığı bir coğrafya olduğunu söyledi.
8 YIL BOYUNCA SEÇİLMİŞ BELEDİYE BAŞKANLARI YOKTU
Bucak, konuşmasının devamında bölgenin yakın geçmişte yaşadığı demokratik sorunlara da değindi. Tam 8 yıl boyunca kentlerin seçilmiş belediye başkanlarıyla yönetilemediğini, eşbaşkanların cezaevlerine gönderildiğini ve antidemokratik baskı politikalarının sürdüğünü hatırlattı. Bugün gelinen noktada telafi edilmesi gereken çok şey olduğunu ancak en önemli görevin genç nesillere barışçıl, eşit ve adaletli bir yaşamın mümkün olduğunu göstermek olduğunu vurguladı. Aksi takdirde yoksulluk ve eşitsizlik nedeniyle genç nüfusun Avrupa'ya yoğun göç vermek zorunda kaldığına dikkat çekti.
DİYARBAKIR'IN KAYIP KADİM KÜLTÜRLERİ
Diyarbakır'ın sadece Kürtlerin yaşadığı bir kent olmadığını, Cumhuriyetin ilk yıllarında Ermenilerin, Süryanilerin, Hristiyan nüfusun ve Müslüman olmayan toplulukların da yoğun olarak yaşadığı bir merkez olduğunu belirten Bucak, ne yazık ki bu toplulukların tamamının göç ettiğini ancak geriye kadim bir kültür mirası kaldığını söyledi. Bu mirası yaşatmak adına festivaller düzenlediklerini, Ermenilerin, Süryanilerin ve diğer toplulukların Kürtlerle, Türklerle, Êzidîlerle birlikte yaşadığı o eski günleri hatırlatmaya çalıştıklarını ifade etti.

ULUSLARARASI BARIŞ FORUMLARI DÜZENLENİYOR
Eşbaşkan Bucak, Diyarbakır'da uluslararası tiyatro ve sinema festivallerinin yanı sıra barış ve toplumsal uzlaşı konularında da önemli etkinlikler düzenlediklerini anlattı. Yakın zamanda uluslararası diyalog gruplarını kentte ağırladıklarını, dünyanın farklı bölgelerinden gelen deneyimler ışığında barış, müzakere, hafıza ve yüzleşme konularını tartıştıklarını aktardı. Bu çalışmaların temel hedefinin toplumsal diyaloğu güçlendirmek ve sorunları müzakere yoluyla çözmek olduğunu vurguladı.
GENÇLERİN DEMOKRATİK ZEMİNDE SÖZ SAHİBİ OLMASI HEDEFLENİYOR
Konuşmasının son bölümünde kuşaklararası ittifak anlayışına yeniden odaklanan Bucak, gençlerin örgütlenmesinin ve demokratik zeminde söz sahibi olmasının yerel yönetimlerin başlıca görevleri arasında olduğunu belirtti. Gençlere imkan ve zemin bulma konusunda kararlı olduklarını ifade eden Bucak, barışın, diyaloğun ve demokrasi mücadelesinin her zaman öncelikli olduğunu sözlerine ekledi. Diyarbakır'ın bu anlamda birikmiş demokrasi deneyimini uluslararası platformlarda paylaşmaya devam edeceklerini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.