Van'da Diyarbakırlı üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüyle ilgili soruşturma genişletildi. Van Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde özel bir ekip kurulurken, soruşturmanın odağında karartıldığı iddia edilen 15 dakikalık kamera kaydı yer alıyor. Ekibin, olayın seyrini değiştirebileceği değerlendirilen bu görüntüyü çözmek için yoğun çalışma yürüttüğü öğrenildi.
400'ÜN ÜZERİNDE DNA İNCELEMESİ
Soruşturma kapsamında bugüne kadar 400'ün üzerinde DNA incelemesi yapıldığı, teknik delillerin titizlikle analiz edildiği belirtiliyor. Özellikle söz konusu kamera görüntüsünün çözülmesi, dosyanın aydınlatılması açısından kritik rol oynayacak. Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için geniş kapsamlı bir çalışma yürüttüğü ifade ediliyor.
BABA KABAİŞ'TEN UMUTLU MESAJ
Türkiye Gazetesi'ne konuşan baba Nizamettin Kabaiş, Adalet Bakanlığı'nın yürüttüğü çalışmalardan umutlu olduklarını belirtti. Kabaiş, "Çalışmalar sürüyor. Kamera kaydının bilerek karartıldığını düşünüyorum. O görüntünün çözülmesi soruşturma açısından çok önemli. Bu bir cinayet ve mutlaka aydınlatılacak. Gereken neyse yapılıyor" dedi. Adalet Bakanlığı'nın teknik incelemeler için dosyaya özel bir cihaz gönderdiğini aktaran Kabaiş, bu cihazın baz sinyallerini analiz ederek olay günü kimlerin hangi güzergâhta bulunduğunu ortaya çıkarabileceğini söyledi.
YURT VE ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNE SORUŞTURMA YOLU AÇILDI
Baba Kabaiş, daha önce dile getirdiği şüphelerini yineleyerek yurt yönetimi ve üniversite yetkililerine dikkat çekti. Van Valiliği İl İdare Kurulu tarafından verilen "soruşturma izni verilmemesi" kararının, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi tarafından kaldırıldığını hatırlatan Kabaiş, bu kararla birlikte yurt ve üniversite yönetimi hakkında soruşturma başlatılmasının önünün açıldığını ifade etti.
AVUKATTAN ÖNEMLİ İDDİA
Ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada olayın cinayet olduğuna dair güçlü kanaat taşıdıklarını belirtti. Karabulut, Rojin Kabaiş'in telefonunun bulunduğu Bardakçı köyü çevresine çağrılmış olabileceğini öne sürerek, "Kaçırıldıktan veya öldürüldükten sonra araçla Mollakasım Köyü yakınlarına götürülmüş, ardından bir tekneyle Van Gölü'ne atılmış olabilir. Cesedin, bulunmasından birkaç gün önce göle bırakılmış olma ihtimali yüksek" ifadelerini kullandı.