Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi DİSKİ Genel Müdürlüğü, yaz sıcaklarının barajlarda ve su kaynaklarında buharlaşma kaybını artırdığı bu kritik dönemde, evsel tüketimin görünmeyen kalemlerinden biri olan mutfak kullanımına dikkat çekti. Taze sebze ve meyve tüketiminin yükseldiği yaz aylarında yıkama alışkanlıklarında yapılacak küçük değişikliklerin kent ölçeğinde tonlarca içme suyunun korunmasına katkı sağlayabileceği vurgulandı.
MUSLUKTAN DAKİKADA 12 LİTRE SU AKIYOR
Araştırmalara göre tam açık bir musluktan dakikada ortalama 12 litre su akıyor. Yeşilliklerin akan su altında tek tek yıkanması veya meyvelerin dakikalarca musluk altında tutulması, kaynağından alınan, arıtma tesislerinde işlenen ve enerji harcanarak evlere ulaştırılan birinci sınıf içme suyunun tek kullanımda sistem dışına çıkması anlamına geliyor. Bu durum, yaz aylarında artan şebeke talebini yükseltirken arıtma tesisleri ve terfi merkezlerindeki enerji tüketimini de artırıyor.
ÜÇ AŞAMALI YIKAMA YÖNTEMİ
DİSKİ, akan su altında uzun süre yıkama yerine kademeli yıkama ve biriktirme yöntemini öneriyor. Bu yöntemin ilk aşamasında sebze ve meyveler derin bir kapta durgun suda bekletilerek üzerlerindeki çamur ve toprağın çözülmesi sağlanıyor. İkinci aşamada ürünler, düşük miktarda sirke veya karbonat eklenmiş suda bekletilerek yüzeydeki kirlerin uzaklaştırılmasına katkı sağlanıyor. Son aşamada ise kısa süreli temiz suyla durulama yapılıyor. Üç aşamada kullanılan suların lavaboya dökülmesi yerine evde oluşturulacak bir tasarruf kabında biriktirilmesi öneriliyor.
BİRİKTİRİLEN SULAR YENİDEN DEĞERLENDİRİLİYOR
Biriken suların her biri, niteliğine göre farklı amaçlarla kullanılabiliyor. Kaba çamur ve toprak içeren ilk yıkama suyu balkon, teras veya dış mekân temizliğinde ya da klozet rezervuarında değerlendirilebiliyor. Sirke veya karbonatın düşük miktarda kullanıldığı ikinci yıkama suyu ise uygun koşullarda bahçe ve süs bitkilerinde sınırlı olarak kullanılabiliyor. Tuz ve yağ eklenmeden hazırlanan sebze haşlama suları çorba ve sos yapımında yeniden kullanılabileceği gibi soğuduktan sonra içerdiği mineraller nedeniyle bitkilerin sulanmasında da değerlendirilebiliyor.

MUTFAKTA DİĞER TASARRUF ÖNERİLERİ
Musluktan soğuk su beklenirken akıtılan su günde yaklaşık 5 litreye ulaşabiliyor. Bu kaybın önüne geçmek için buzdolabında içme suyu dolu bir sürahi bulundurulması öneriliyor. Bulaşıkların makineye yerleştirilmeden önce akan su altında durulanması yerine fırça veya sünger yardımıyla kaba kirlerinden arındırılması, gereksiz su tüketimini önlüyor. Mutfak musluğuna takılan "perlatör" adı verilen hava karıştırıcı aparat ise akış konforunu koruyarak su tüketimini yüzde 50'ye kadar azaltabiliyor.

DİSKİ'DEN KRİTİK UYARI
Su Tesisleri Dairesi Başkanlığı Su Üretim Şube Müdürü Mehmet Salih Ökmen, iklim değişikliğinin su yönetimini kentlerin en öncelikli gündem maddelerinden biri haline getirdiğini belirterek, "Musluklardan akan su, kaynağından alınan, laboratuvarlarımızda denetlenen, arıtılan ve enerji harcanarak evlere ulaştırılan birinci sınıf içme suyudur. Bu suyun tek kullanımda sistem dışına çıkması, hane bütçesi ve kentin su güvenliği açısından kaçınılması gereken bir kayıptır. Mutfakta başlayan tasarruf bilinci, barajlarımızın ömrünü uzatan ve gelecek kuşakların su hakkını güvence altına alan toplumsal bir kazanımdır" dedi.