Gündem

Hürmüz Boğazı neden bu kadar önemli?

28 Şubat’taki saldırı sonrası İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması, küresel petrol ve LNG akışını aksattı, fiyatları yükseltti.

Abone Ol

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’taki saldırılarının ardından İran, Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğini fiilen durdurdu. Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan ve dünyanın en yoğun enerji nakil hatlarından biri olan boğazda geçişler büyük ölçüde azaldı.

Dünyadaki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) yaklaşık %20’si normalde bu güzergahtan taşınıyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin tahminlerine göre günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol bu hattı kullanıyor. Yıllık ticaret hacmi yaklaşık 600 milyar dolar seviyesinde.

Saldırılar ve riskler geçişi azalttı

İran’ın drone, füze, hücum botu ve mayın tehdidi nedeniyle tankerler boğazdan geçmekten kaçınıyor. 20 Mart’a kadar ticari gemilere yönelik en az 20 saldırı doğrulandı. Normalde ayda yaklaşık 3.000 geminin geçtiği hatta trafik keskin biçimde düştü.

Uzmanlar, resmi bir abluka ilan edilmese de güvenlik riski ve sigorta maliyetleri nedeniyle fiili kapanma yaşandığını belirtti. İran ise 24 Mart’ta, belirli koşullarla “düşman olmayan gemilere” geçiş izni verilebileceğini açıkladı.

Fiyatlar ve küresel etkiler

Arzın daralmasıyla petrol fiyatları yükseldi. Brent petrol 25 Mart’ta varil başına 101 dolara çıktı, ardından 98 dolara geriledi. Fiyatlar çatışma öncesine göre yüksek seviyesini koruyor.

Kriz, özellikle Asya’da etkili oldu. Çin’in İran petrolünün büyük bölümünü satın aldığı, bu nedenle maliyet artışının küresel fiyatlara yansıdığı ifade ediliyor. Bazı ülkeler uzaktan çalışma ve enerji tasarrufu önlemleri aldı. Afrika ve Avrupa’da da enerji kısıtlamaları gündeme geldi.

Alternatif hatlar sınırlı

Körfez ülkeleri alternatif boru hatları geliştirmiş olsa da bu hatların kapasitesi sınırlı. Uzmanlara göre Hürmüz’ün devre dışı kalması, günlük 8–10 milyon varillik arz kaybına yol açabilir.

İran’ın coğrafi konumu ve askeri kapasitesi, boğazın dar noktalarında kontrol sağlamasına imkân tanıyor. Bu durum, küresel enerji piyasalarında belirsizliğin sürmesine neden oluyor.