Irkçılığa sessizlik, protestoya ceza: Futbolda çifte standart!

YAYINLAMA:

Bursaspor tribünlerinde Kürt futbolculara yönelik ırkçı söylemler tartışılırken, Amedspor taraftarlarının 10 Ekim Ankara Katliamı protestosu nedeniyle disiplin yaptırımıyla karşı karşıya kalması, Türkiye Futbol Federasyonu’nun uygulamalarını yeniden gündeme taşıyor.

Türkiye’de bir yandan barış ve çözüm konuşulurken, diğer yandan futbol sahalarında Kürt kimliğini hedef alan ırkçı söylemlerin sürmesi ciddi bir çelişkiyi ortaya koyuyor. Kürt illerinden Bursa’ya gelen takımların karşılaştığı tribün tepkileri, futbolun yalnızca sportif rekabetten ibaret olmadığını; kimlik, eşitlik ve ayrımcılık tartışmalarının da sahalara taşındığını gösteriyor.

Bursaspor ile Mardinspor arasında oynanan karşılaşmada, daha önce Amedspor forması giyen ve bugün Mardinspor’da mücadele eden Erce Kardeşler’e yönelik ırkçı ve hedef gösterici tezahüratlar kamuoyunda tepki yarattı. Tribünlerden yükselen bu söylemler, futbolun birleştirici gücüne zarar verirken ırkçılıkla mücadelede kurumların sorumluluğunu da yeniden gündeme getirdi.

Peki, Türkiye Futbol Federasyonu bu olaylar karşısında nasıl bir tutum alıyor? Irkçı tezahüratlara karşı uygulanan yaptırımların caydırıcılığı tartışılırken, federasyonun farklı olaylara yaklaşımı da sorgulanıyor.

Amedspor taraftarına ceza, ırkçılığa karşı hangi yaptırım?

Gençlerbirliği maçında 10 Ekim Ankara Katliamı’nı protesto eden Amedspor taraftarlarına yönelik disiplin yaptırımları, bu tartışmanın bir başka boyutunu oluşturuyor. Katliamı protesto eden taraftarlar hakkında yaptırım uygulanırken, Kürt futbolcuları hedef alan ırkçı söylemlere karşı alınan önlemlerin yeterliliği de kamuoyuna açıklanmalı.

Buradaki temel mesele, birbirinden farklı olayları aynı kefeye koymak değil; Türkiye Futbol Federasyonu’nun disiplin uygulamalarında tutarlı, şeffaf ve adil davranıp davranmadığını sorgulamaktır.

Bir protesto disiplin sürecine konu olduğunda gösterilen hassasiyet, ırkçılık karşısında da gösteriliyor mu?

Federasyonun yanıtlaması gereken soru budur. Irkçı tezahüratlar karşısında verilen cezalar caydırıcı bulunmuyorsa, aynı olayların tekrar yaşanmasının önüne nasıl geçilecektir? Disiplin uygulamalarının amacı yalnızca dosyaları kapatmak değil, ayrımcılığın önüne geçmek ve benzer ihlallerin tekrarlanmasını engellemektir.

10 Ekim Ankara Katliamı’nı protesto etmek ile insanları kimlikleri üzerinden hedef alan ırkçı söylemler aynı şey değildir. Her olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Ancak ifade ve protesto özgürlüğü ile ırkçılıkla mücadele konuları, futbol yönetiminin keyfî değil, açık ve tutarlı kurallarla hareket etmesini gerektirir.

Kürt kimliği tribünlerde neden hedef gösteriliyor?

Kürt illerinden gelen takımların ve geçmişte Amedspor forması giymiş futbolcuların hedef alınması, sportif rekabetin sınırlarını aşan bir soruna işaret ediyor. Bir futbolcunun geçmişte hangi takımda oynadığı ya da hangi kimlikle özdeşleştirildiği, onu ırkçı söylemlerin hedefi hâline getirmemelidir.

Bursaspor taraftarlarının tamamını aynı kefeye koymak doğru değildir. Ancak tribünlerde yaşanan ırkçı söylemleri görmezden gelmek de kabul edilemez. Kulüplerin, taraftar gruplarının, federasyonun ve spor medyasının bu konuda sorumluluk alması gerekiyor.

Çözüm ve barışın konuşulduğu bir dönemde, Kürt kimliğinin futbol sahalarında hedef gösterilmesi önemli bir çelişkidir. Barış yalnızca siyasi açıklamalarla kurulamaz. Eşitlik ve birlikte yaşam anlayışının tribünlerde de karşılık bulması gerekir. Kürt futbolcuların kimlikleri nedeniyle hedef alınmadığı, taraftarların memleketleri yüzünden ayrımcılığa uğramadığı bir futbol ortamı yaratılmalıdır.

Federasyonun sessizliği soruları büyütüyor

Türkiye Futbol Federasyonu, kamuoyunda yükselen çifte standart eleştirilerine somut yanıt vermelidir. Hangi olayda hangi disiplin hükümlerinin uygulandığı, ırkçı tezahüratlara karşı ne tür önlemler alındığı ve bu önlemlerin ne ölçüde caydırıcı olduğu şeffaf biçimde ortaya konulmalıdır.

Futbol sahaları halkların birbirine düşman edildiği alanlara dönüşmemelidir. Kürt illerinden gelen takımların oyuncuları ve taraftarları da diğer bütün takımlar gibi güvenli ve eşit koşullarda mücadele edebilmelidir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız