ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, 16 Mart 2026’da 17. gününde yeni askeri ve diplomatik gelişmelerle sürdü. İsrail ordusu İran’da vurulacak “binlerce hedef” bulunduğunu açıklarken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Tahran’ın ABD’den ateşkes istemediğini ve Washington’la görüşmek için neden görmediğini söyledi. Çatışmanın merkez başlıklarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda ise deniz trafiğinin güvenliği için uluslararası girişimler gündemde kaldı.
İsrail ordusu, savaşın üçüncü haftasına girilirken İran’a yönelik hava saldırılarını sürdürdü. Reuters’ın aktardığına göre İsrail, İran’daki füze altyapısı, nükleer tesisler ve güvenlik birimlerini hedef alan geniş çaplı operasyonlarını devam ettiriyor ve askeri planlamanın birkaç haftaya yayılabileceği mesajını veriyor.
İran tarafı ise geri adım sinyali vermedi. Reuters’a göre Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesinin ne ateşkes talep ettiğini ne de ABD ile müzakere arayışında olduğunu söyledi. Aynı hatta Tahran, saldırıların sürmesi halinde misillemelerin artacağı mesajını da verdi.
Hürmüz Boğazı savaşın ekonomik cephesi oldu
Savaşın askeri boyutunun yanında en kritik başlıklardan biri Hürmüz Boğazı oldu. Reuters’a göre ABD Başkanı Donald Trump, boğazın yeniden açılması için müttefiklerden destek isterken, bunun sağlanmaması halinde NATO açısından “çok kötü” sonuçlar doğabileceğini savundu. Boğaz, dünya petrol akışının yaklaşık beşte birini taşıdığı için küresel enerji piyasaları üzerinde doğrudan etkili görülüyor.
Reuters ayrıca İngiltere, Japonya ve Avustralya gibi bazı ülkelerin askeri katkı konusunda temkinli davrandığını, birçok başkentin önceliği diplomatik çözüme verdiğini bildirdi. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi de şu aşamada Hürmüz için bir eskort misyonu planlamadıklarını açıkladı.
Bölgesel cephe genişliyor
Çatışma yalnızca İran-İsrail hattıyla sınırlı kalmadı. Reuters ve diğer uluslararası yayın organlarına göre İsrail, Lübnan’da Hizbullah’a karşı sınırlı kara operasyonları başlattı; Körfez’de ise İran saldırıları nedeniyle sivil altyapı ve deniz taşımacılığı baskı altında kaldı. Dubai Havalimanı’nda uçuşların geçici olarak durdurulmasına yol açan insansız hava aracı saldırısı ve bölgedeki limanlara yönelik riskler, savaşın ekonomik ve insani etkilerinin genişlediğine işaret etti.
Savaşın insani bilançosu da ağırlaşıyor. Reuters’ın son derlemesine göre çatışmalarda ölenlerin büyük bölümü İran ve Lübnan’da olmak üzere toplam can kaybı iki bini aştı. İran’da sivillerin yoğun yaşadığı alanların da hedef olduğu, Lübnan’da ise yüz binlerce kişinin yerinden edildiği bildiriliyor.
Bu tablo içinde 16 Mart 2026 itibarıyla savaşın kısa sürede sona ereceğine dair güçlü bir işaret bulunmuyor. İsrail’in operasyonları sürdürme, İran’ın da geri adım atmama yönündeki açıklamaları, gerilimin hem sahada hem enerji piyasalarında bir süre daha yüksek kalacağına işaret ediyor.




