Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İdaresi (DİSKİ) Genel Müdürlüğü, kent genelinde abonelere ulaştırılan içme suyunun kalitesine ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Su Tesisleri Daire Başkanlığı Laboratuvarlar Şube Müdürü Serhat Açan, musluktan akan suyun güvenliği konusunda kamuoyunda sıkça sorulan sorulara cevap verdi. Açan, DİSKİ’nin TÜRKAK akreditasyonlu laboratuvarında her gün farklı noktalardan alınan numunelerin analiz edildiğini ve sonuçların içme suyu standartlarıyla tam uyumlu olduğunu vurguladı.
Bakteriyolojiden kimyasala her parametre takip ediliyor
Açan, su kalitesinin sadece görünüm açısından değil, halk sağlığını doğrudan ilgilendiren birçok kriter üzerinden değerlendirildiğini ifade etti. Analizlerde öncelikle bakteriyolojik testlere odaklandıklarını belirten Açan, hastalığa yol açan E. coli ve toplam koliform gibi mikroorganizmaların ölçümlerinde sıfır sonucuna ulaşıldığını açıkladı. Bunun yanında pH, bulanıklık, renk, iletkenlik, demir, serbest klor ve sertlik gibi onlarca fiziksel ve kimyasal parametrenin de düzenli olarak takip edildiğini sözlerine ekledi.
Mineral oranları mevzuatın çok altında
Suyun içerdiği çözünmüş mineral miktarını gösteren iletkenlik değerine de dikkat çeken Açan, “Suyumuzda bu değer 351 ile 378 µS/cm arasında seyrediyor. İlgili mevzuatta belirlenen üst sınır ise 2.500 µS/cm. Yani çözünmüş madde miktarı sınır değerlerin oldukça altında” dedi. Bu verilerin, Diyarbakır şebeke suyunun mineral içeriği açısından da sağlıklı olduğunu gösterdiğini belirtti.
Tat ve koku şikayetlerinin kaynağı bina içi tesisat olabilir
Vatandaşlardan gelen tat, koku veya renk farklılıklarına ilişkin şikayetlerin önemli bir kısmının bina içi tesisattan kaynaklandığını ifade eden Açan, “DİSKİ’nin sorumluluğu su sayacına kadar olan kısmı kapsıyor. Sayacın sonrasındaki bina boruları, çatı depoları ve hidrofor sistemleri ise kullanıcı sorumluluğunda” uyarısında bulundu. Açan, eski tesisatlar veya uzun süre temizlenmeyen depoların suyun özelliklerini etkileyebileceğini belirterek, abonelerin öncelikle musluğu birkaç dakika açık bırakarak suyu akıtmasını önerdi.
Klor kokusu normal, uygulama güvenli
Şebeke suyunda hissedilen klor kokusuna da değinen Açan, bunun güvenli bir uygulama olduğunu vurguladı. “Klor, içme suyunun dezenfeksiyonu için kullanılan standart bir yöntemdir ve seviyeler mevzuata uygundur. Bazı bireyler daha hassas olabiliyor. Çözüm çok basit: Suyu bir sürahiye doldurup buzdolabında birkaç saat bekletin. Klor uçucu bir maddedir, kendiliğinden kaybolur” dedi. Yaz aylarında su sıcaklığının artmasıyla birlikte klorun davranışının değişebileceğini belirten Açan, bu dönemde ölçüm sıklığını artırdıklarını ve gerekli dozaj ayarlamalarını yaptıklarını söyledi.

Şikayet durumunda yapılması gerekenler
Musluktan gelen suyun tadı veya rengi farklıysa, önce musluğu iki üç dakika akıtmalarını öneren Açan, sorun devam ederse DİSKİ Su Kalite Kontrol Laboratuvarı’na başvurulması gerektiğini belirtti. Ekiplerin gerekli incelemeleri yaparak numune alacağını ve analiz sonuçlarını paylaşacağını ifade eden Açan, uzun süre paket su kullanan kişilerin şebeke suyuna geçişte mineral içeriğine bağlı olarak farklı bir tat algılayabileceğini de sözlerine ekledi.