ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’ı vurmasıyla başlayan bölgesel çatışmalar karşılıklı saldırılarla sürerken, İsrail ordusu Lübnan’a kara harekâtı başlattığını duyurdu. İsrail ordusu, operasyonun Lübnan’ın güneyindeki Hizbullah hedeflerine yönelik “kısıtlı ve hedefli” bir kara operasyonu olduğunu açıkladı.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamada, “IDF, Lübnan’ın güneyindeki önemli Hizbullah noktalarına yönelik kısıtlı ve hedefli kara operasyonlarına başladı” ifadeleri kullanıldı.
Operasyonun süresi belirsiz
İsrail basınına göre İsrail yönetimi, Lübnan’a yönelik operasyonların 21–22 Mayıs’taki Şavuot Bayramı’na kadar sürebileceği mesajını verdi. İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan Kuzey Komutanlığı’ndan üst düzey bir askeri yetkili ise operasyonun belirli bir takvimle sınırlı olmadığını belirterek, “Gerektiği kadar burada kalacağız” dedi.
Haberde, İsrail ordusunun artan yorgunluk yaşadığı ancak buna rağmen operasyonların daha agresif bir şekilde sürdürülebileceği ve sınır hattında tampon bölge oluşturulmasının hedeflendiği ifade edildi.
450 bin yedek asker çağrılabilir
İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre İsrail ordusu, Lübnan’daki kara saldırılarını genişletmek amacıyla yaklaşık 450 bin yedek askeri göreve çağırmaya hazırlanıyor.
Sınır hattında çatışmalar sürüyor
Hizbullah, 15 Mart’ta Lübnan’ın güneyi ile İsrail’in kuzeyinde İsrail askerleri ve askeri araçlarını hedef aldığını duyurmuştu. Açıklamada, sınır hattındaki Adise beldesinin üç farklı noktasında İsrail askerlerinin ve askeri araçlarının vurulduğu belirtildi.
Hizbullah ayrıca İsrail’in kuzeyindeki Yuval yerleşimi, Ma’alot-Tarshiha’daki hava savunma sistemleri, Nehariye kenti, Krayot bölgesindeki hava savunma sistemleri ve Tel Aviv’in güneyindeki Palmachim Hava Üssü’nün hedef alındığını iddia etti. Örgüt ayrıca sınır hattındaki Meys el-Cebel karşısındaki İsrail askerleri ile Taybe bölgesinde bir Merkava tankının vurulduğunu açıkladı.
Bölgede İsrail, Hizbullah ve İran bağlantılı güçler arasında gerilimin tırmanması, Orta Doğu’daki savaşın daha geniş bir alana yayılabileceği yönündeki endişeleri artırıyor.